Kızıl Nehirler’de olduğu kadar harika betimlemeler olmasa da kurgu güzeldi. Olayın akışına kendimi kaptırırken hangi şehirde olduğumu anlamadım.(+18) lik bölümlere o kadar ihtiyaç var mıydı, bilemedim doğrusu. Belki de başkarakterin iç yapısına değinmek için olabilir. Yazar her romanında olduğu gibi yine güzel bilgiler de veriyor. Okuduğum 430 sayfalık kitabın 291.sayfa 61.bölüm ilk satırında Marc’ın saat on dörtte uyandığı yazmasına rağmen, 293.sayfa ilk satırında hastaneye saat on dörtte vardığı yazılmış. Aynı gün için zaman hatası yapılmış, umarım çeviri hatasıdır. Aksi takdirde günler ve saatler bu bölümde ısrarla takip ediliyor. Sanırım Marc saat on sularında uyanmış olmalı.