Halil

Akıl, nefsin oyuncağı olursa, sahte melekûtlar üretiyor
Reklam
Birşeyi aklın anlaması ile duyguların anlaması farklıdır. Aklın kabulü, duyguların teslimini garanti etmez.
Fen, gerçekte, âdetullahın keşfinden ibarettir.
Yalnızca inşa nazarıyla bakarsak, tuğlalar var, plan var, kâinat sarayının Ustası onları işliyor diye anlarız; yoktan ve hiçten daimî yaratılışı kavrayamayız. Yalnızca ibda nazarıyla baktığımızda ise, belki Zât’a vâsıl olur, ama O’nun Hakîm, Alîm gibi isimlerini kavrayamayız. İbda ve inşayı birlikte kavramak gerek...
Zerrat düzleminde bakarsak, Allah ibda edendir; moleküler düzlemde bakarsak, inşa edendir...
Reklam