Bu toz zerresinden de küçük yuvarlakta yaşayan minik yaratıklar nasıl da birbirini yiyor: Savaşlar, cinayetler, işkenceler, kıskançlıklar, dedikodular, para kazanma hırsları hepsini gırtlak gırtlağa getirmiş. Her biri kendini evrenin merkezi ve yaşama süresini sınırsız sanıyor.
Okul kitaplarında kısaca "gerileme dönemi" dediğimiz şey rüşvettir, yolsuzluktur, negatif seleksiyondur, devlet hazinesinin Galata bankerlerinden ve Batı'dan para dilenmesidir, ahlaki çöküntüdür, yönetim kadrolarının yetersizliğidir.
Devlet eğer yurttaşların yaşamını kolaylaştırmak yerine onlara hayatı zehir etmek için başlarına dikilmiş ceberut bir yönetimse, ne saygınlığı kalır ne de güvenilirliği.
Neden iyinin yerine kötüyü, erdemin yerine cıvıklığı, namusun yerine namussuzluğu, kalitenin yerine kalitesizliği, merhametin yerine gaddarlığı, gelişmişliğin yerine ilkelliği geçirmeye uğraşıyorlar. Bu topluma bu kadar mı düşman bunlar?