Hocasından çok etkilenmiş olmalı ki onun ilmi tarzını örnek aldığı söylenir. Zaten çoğu ilim yolculuğu da böyle başlamıyor muydu? Bir hocasının duruşu, bakış açısı, görüşlerinden etkilenen öğrenci onu örnek alıyor; onun gibi davranmaya başlıyor; hatta bazen hocasını taklit ediyordu.
Kadim medeniyetlerin temel ilkelerinden biri olan tabiatın maneviliği,modern insan için hiçbir anlam ifade etmiyor.Ama gerçek bir Müslüman,gerçek bir Hıristiyan,hatta bir Budist veya Taoist,herhangi bir çiçeğe baktığında modern insanın gördüğünden çok farklı bir şey görüyordu.
Hayâlî Bey, bir gazelinde söğüt yaprağı gibi titreyip erguvan fidanı gibi kan terlediğini söyler. Şeyh Gâlib'de ise 'sürekli kanama' imajı uyandıran erguvan, onun ateşli hayal dünyasını 20. yüzyılda yaşatan Ahmet Hâşim'in şiirinde nedense lâyık olduğu yeri edinememiştir; tek bir şiirinde renk olarak karşımıza çıkar.