Sabahları güneş doğmadan bitkiler birer su bırakır ya yapraklarına. Onun parıltısı gibi...
Ya da bir çocuk yemek yerken üstünü başını kirletir ama o şeyi tadını çıkara çıkara yer ya. İşte o özgürlük gibi...
Bir ressamın çizdiği resimden sonra uzun uzun ona bakması gibi...
Sabahın erken saatinde uyanıp da o günün pazar olduğunu hatırladığında üzerine çöken rahatlık gibi...
Aşk gibi...
Sanırım insan bu heyecanı bir çocukluğunda saklambaç oynarken ebeye fark edilmeden sobelediğinde yaşıyor, bir de aşık olduğu zaman...