Eskiden Türkiye'de her hac mevsiminde yasaklıyorlardı, "Suud'da bir kolera var!" diye söylenti çıkıyordu.
Yalan! Osmanlıların zamanından beri hac mevsimi geldi mi; "Suud'da kolera var!" Ne kadar antidemokrattı, kimse bir şey demiyordu. Türkiye'de pasaportlara; "Bu pasaport hac mevsiminde Suud için geçerli değildir." diye damga vuruluyordu.
"Mısır'a , Suriye'ye gidebilirsin."
Mısır, Suriye daha mı temiz, daha mı zengin?
Değil.
Peygamber Efendimiz (s.a.v); "Hacca ve umreye devam edin durun." diyor. "Bir kere yapın, ondan sonra o tarafa sakın uğramayın!" demiyor ki.
Ama bazıları; "Pis Arab'a para mı yediriyorsun?" diyor. Senin memleketinde de onun memleketinde de pislik var.
....
"Pis arab'a para mı yedireceksin?" diyor ama Alpler'de kayak yapmak için İsviçre'ye, tatilde avlanmak için Kenya'ya, arslan avcılığı için, kumar oynamak için filanca yere gidiyor.
Demek ki meclislerin hakkı, Allah'ın zikredilmesiymiş. Bir meclis ki orada Allah zikredilmiyor, orada Resûlullah'a salât ü selâm getirilmiyor, o meclis ehli günahkâr insanlardır.