Kendi toplumuna yönelik sevgisi sonucunda öfkeli ve saldırgan bir tavır sergileyen insanların ruh hali gayrimeşrudur.
Hani o inkâr edenler, 'öfkeli soy koruyuculuğunu' (hamiyeti), cahiliyenin 'öfkeli soy koruyuculuğunu' kendi kalplerinde alevlendirip-kışkırttıkları zaman, hemen Allah; elçisinin ve mü'minlerin üzerine '(kalbi teskin eden) güven ve yatışma duygusunu' indirdi ve onları 'takva sözü' üzerinde 'kararlılıkla ayakta tuttu.' Zaten onlar, buna layık ve ehil idiler. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir. (Fetih Suresi, 26)
Son zamanlarda gençler deist olduklarını belirtiyorlar. Aslında deizme yönelmiyorlar. Deist olduklarının farkına varıyorlar ve bunu dürüstçe açıklıyorlar. Bu da bir ilerlemedir aslında. Kendilerini kandırıp sahte hayatlar içinde yaşamıyorlar. Ne var ki hâlâ mutsuz ve amaçsızlar. Kur'an ahlakının güzellikleri, Allah'ın varlığının delilleri ve emirlerinin gerekleri, tevekkül ile yaşamanın verdiği ferahlık, rahatlık gençlere gösterilmeli, öğretilmeli. Kur'an ahlakı samimice ve dili eğip bükmeden anlatılmalı. Allah'ı insanlara ceza vermek için beklediği inanışının bir an önce terk edilip, insanları çok sevdiği, dünyayı da insanların sevebileceği şekilde yarattığı gerçeği benimsetilmeli. Allah olduğu gibi tanıtılmalı ve o tanımların hak edeceği şekilde yalnızca O'na hamd edilmesi gerektiği benimsetilmeli.
A’raf Ayet:26
Ey Ademoğulları, biz sizin çirkin yerlerinizi örtecek bir elbise ve size 'süs kazandıracak bir giyim' indirdik (varettik). Takva ile kuşanıp-donanmak ise, bu daha hayırlıdır. Bu, Allah'ın ayetlerindendir. Umulur ki öğüt alıp-düşünürler.
Elbise de süsdür. Takva daha hayırlıdır.