Şimdi ise ayaklarında insanlık prangasını sürüklüyor, içlerini bir türlü rahat bırakmayan, hiç anlamadıkları bir Kanun'a uymaya çalışarak, hiç bitmeyen bir korku içinde yaşıyorlardı; ızdırap içinde başladıkları o sahte insanlıkları, upuzun bir içsel mücadeleden, Moreau'ya karşı duydukları upuzun bir dehşetten başka neydi ki? Ve ne içindi? Beni ürperten şey, bunun, gereksizliğiydi.