!!!Postmodernizmin bir sonucu olarak ortaya çıkan cinsel kimliklerdeki akışkanlık, modernizmin büyük anlatılarına karşı bir başkaldırı olarak kabul edilmektedir. Modernizmin evrenselciliğinin aksine, postmodernizm yerelliğe ve tarihselliğe vurgu yaparak çoğulluğun ve çeşitliliğin ön plana çıkmasına zemin hazırlamıştır. Bu da bireysel farklılıkların daha görünür hale gelmesini sağlamıştır. Ancak Donovan’a göre, postmodernizmin aşırı uç yorumları nominalizme yol açabilir. Farklılıklara vurgu yaparak evrensel değerleri reddeden postmodern anlayış, tüm evrensel gerçeklikleri yok sayarak çelişkili bir hal alma tehlikesi taşımaktadır. Dolayısıyla bugün geldiğimiz noktada aşırılıkların yol açtığı problemleri görerek, hareket etmek elzemdir. Şayet feminist hareket, etkili bir çıkış yapmak istiyorsa birçok parametreyi göz önünde bulundurarak politika geliştirmelidir.!!! yenibaskentgazetesi.com/kose-yazilari/p...Hande Ustamahmut
Tokyo Üniversitesi'nde yapılan araştırmaya göre, kedilerin sahiplerinin seslerini tanıdıkları ancak genellikle cevap vermemeyi tercih ettikleri ortaya çıktı. So cute..
Bugün bilgi toplumunda yaşadığımız doğrudur. Ama bu bilgi toplumunun birçok durumda olduğu gibi iyi olduğu kadar kötü yanları da mevcut. Her şeyin içinin boşaltıldığı bir dönemde neyin doğru, neyin yanlış olduğu iyice belirsizleşmiş durumda. İnsanlığın bugüne kadar inandığı kadim bilgiler, cinsiyet rolleri, aile içi ilişkiler ve en önemlisi de dini değerler değişmiş durumda. Herkesin uzman etiketiyle kendi tanrılığını kurduğu toplumsal arenada yerinden edilmeyen ne kaldı söyler misiniz? Hande Ustamahmut
Modern toplumun bir sonucu olarak aile dinamikleri ve toplumsal değerlerde yaşanan değişimler, çocuk yönetiminin de değişmesine neden olmuştur. Bugün ebeveynlerin çocuklar üzerindeki denetimi bunu göstermektedir. Peki aile dinamiklerinin değişmesine neden olan temel etkenler nelerdir? Ve neden bugün aileler içerisinde baba otoritesi değişime uğradı? Aslında bu soruların cevabı, bizleri çocuk meselesinin kökenine indirecektir. Tarih içerisinde ailelerin dönüşümüne bakıldığında Aydınlanmacı anlayışın ve Sanayi Devrimi’nin büyük ölçüde etkili olduğu görülmektedir. Zira Orta Çağ’daki aile yapısına bakıldığında aile bireylerinin arasında ciddi bir dayanışma olduğu ortadadır. 19. Yüzyıla gelindiğinde ise kentlere olan göç neticesinde babanın evi geçindirmek için saatlerce çalışması, babanın evdeki hükmünü silikleştirmiştir. Kentin işçisi olarak çalışan baba, Tanrı ya da kral desteğinden azade bir şekilde aile içerisindeki konumunu yeniden üretmek zorunda kalmıştır. Bu noktada 19. Yüzyıl ve 20. Yüzyıldaki baba figürü de değişikliğe uğramıştır. Burada altı çizilmesi gereken noktalardan biri de modernitenin baba figürünü daha kırılgan bir hale getirdiğidir. Hande Ustamahmut