Hani g

Hani g
@Hani1371
5/10
Bu yazardan neden vazgeçemiyorum gerçekten bilmiyorum Sevdiğim iki kitabı var diye gidip yazdığı bütün vasat kitapları da okuyorum resmen. O ilk kitaplarda aldığıım hissin peşinden sürükleniyorum galiba. Bir de şu kadar Instagram takipçisi olmasına hâlâ şaşırıyorum çünkü bana göre o kadar da iyi yazmıyor… Neyse. Serinin üçüncü kitabını aslında pas geçmeyi düşünüyordum ama yine dayanamadım okudum. Zaten bu serideki kız karakterlerin hiçbirini sevemedim. Erkek karakterler bir tık daha iyiydi sadece. Bu kitapta da bol bol sinir vardı: Dominik ve Alessandra. Alessandra için yazacak tek bir yorumum bile yok çünkü karakteri ne sevebildim ne anlayabildim. O kadar kopuktum kendisinden. Dominik ise… bebeğim sen daha iyilerine layıktın gerçekten Adam milyarder, yakışıklı ama eski karısının peşinde “beni affet” diye dolaşıyor. Bu ne eziklik Dom? Bir noktadan sonra romantik değil, aciz durmaya başladı. Kitapta olaylar öyle dramatize edilmiş ki sanarsın adam kadını aldatmış. Tamam, fazla çalışmış, ihmal etmiş falan ama bu kadar düşmanlık, bu kadar ağır tepki bana hiç geçmedi. Heyecansızdı. Duygu olarak da beni içine çekemedi. Sürekli aynı kavga, aynı inatlaşma dönüp durdu.
Hırs KralıAna Huang · Martı Yayınları · 2025979 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
şunu söyleyebilirim ki sırf Flint karakteri için bile bir kitap daha okunur. huysuz ama zeki adamdi Yer yer beni inanılmaz sinir etti ama sevdiren tarafı da tam olarak buydu(Sürekli bir sal artık şu duvarları Flint diye diye okudum resmen.) Hikayenin çıkış noktası oldukça güçlü,Karısının ölümüne alkollü araç kullandığı için sebep olan, başarılı ama suçluluk duygusuyla yaşayan bir avukat Flint ve onun 12 yaşındaki otizmli oğlu Harrison.Baba-oğul sahneleri kitabın en güçlü taraflarından biriydi . Özellikle Harrison’la olan diyaloglar çok doğal ve sıcak yazılmıştı. Ellen karakteri de hikâyeye güzel bir enerji katıyor. Flintin Üst kattaki dairesini kiralıyor ama müzik terapisti olduğu için Flint’in sessizlik takıntısıyla çatışmaları başlıyor. Flint onu daireden çıkarmaya kararlı (hemde baya )fakat Ellen’ın Harrison’la kurduğu bağ işleri değiştiriyor. Harrison’ı müzikle tanıştırması, aralarındaki yakınlık ve Ellen’ın o tuhaf ama samimi halleri hikâyeyi taşıyan şeylerden biri . Bir de o fareleri… Kadın tam anlamıyla tatlı kaos. Yazarın kalemini gerçekten beğendim. Duyguyu geçirebiliyor, karakterleri de iyi kurmuş. Ama iki noktada zorlandım. İlki, dram dozunun fazla kaçmasıydı. Bazı bölümler beni hikâyeden kopardı çünkü sürekli bir ağırlık hissi vardı. Bence biraz daha az dram ve biraz daha fazla romantik kimya hikâyeyi çok daha etkileyici yapabilirmiş. İkinci eleştirim ise Flint’in dönüşümüyle ilgili. Ellen’ı evden çıkarmaya çalışan adamın bir anda “sana aşığım, seni istiyorum” noktasına gelişi bana biraz hızlı geçti. O geçişin duygusal altyapısını daha uzun okumak isterdim çünkü karakterin duvarları çok sert kurulmuştu. O yüzden kırılışını biraz daha hissetmeye ihtiyaç duydum. Onun dışında Flint gerçekten çok iyi yazılmış bir baba ve partner karakteriydi. Kitaptaki
Kalbim Sana AitJewel E. Ann · Nemesis Kitap · 2021306 okunma
3/10
age gap hikâyesi diye başlayayım dedim. Üçüncü şahıs anlatımını gerçekten iyi kullanan yazardı, Ama maalesef hikâyeyi sevemedim. Eğer “baba figürü” fantezisi ve aşırı pasif kadın karakterlerden hoşlanıyorsanız belki size hitap edebilir. Onun dışında açık konuşacağım: bence kitabı açmanıza bile gerek yok.
Act Your AgeEve Dangerfield · 03 okunma
Şoktayım.
3/10
İki satır yazayım da belki birinin hayatını kurtarırım diye geldim. T.L. Swan’ın güvensiz erkek karakter yazma konusunda doktora yaptığını düşünüyorum. Kadın o işi biliyor. Zaten ben de boşuna okumuyorum; Mr. Masters, The Takeover, Marx girl falan hâlâ top listemde. Yazdığı bazı erkek karakterler o kadar iyi ki insan terapiye ihtiyaç duyuyor. AMA… Bacım bu kitap neydi? Instagram’dan kadına neredeyse kampanya başlatacaktım: “Valentino kitabını çıkar, bunu rafa kaldır.” Dinlemedi tabii. Kitabın başlangıcı zaten bnm için felaketti. Saçmalık üstüne saçmalık. Kızı sevemedim, Edward’a da gram ısınamadım. Zaten The Christmas kitabındaki tanıtımdan vibe’ı almıştım; “bu çocuk bela” diye. Haklı çıkmak bazen insanı mutlu etmiyor. Üstelik o kısa hikâyelerin olduğu kitapta çok daha potansiyelli hikayeler vardı. Bir de devam kitabı varmış… Swan canım, sen onu yazarsın da ben okur muyum sanıyorsun? Bu kitabı zaten normal okumadım. Atlaya atlaya, göz devire devire, ara sıra tavana bakarak bitirdim. Edward desen ukala ,zengin vede tuhaf. Alora desen her sayfada “inatçıyım, trip atıyorum” ok!!! Kitaba puanım 3. Bir puan emeğe, iki puan da Swan’ın geçmiş başarılarının hatrına. Çünkü kusura bakma ama Benjamin’i (marx girl) yazan kadınla bu Edward’ı yazan kadın aynı kişi olamaz. Buna inanmıyorum. Araştırılsın.
The Heart You KeptT.L. Swan · Arndell · 20268 okunma
6/10
Okuduğum çoğu age gap romanında erkekler olgun olduğu için asla ilk ve büyük adımları atmazdı fakattt bu kitaptaki abimiz baya ukala ve pişkin çıktı. Girişte beni baya şaşırttı ve çıldırttı. Jacob’a çok kızgınım; yorumum geçirdiğim öfke nöbetinden dolayı biraz garip olabilir. Klişe hikâye: Jacob, çok yakın dostlarının kendinden 20 yaş küçük kızına vurulmuş bir adam. Whitney 18 olunca ilişkileri başlıyor ve iki yıl sürüyor. Sonra da “imkânsızız” olduklarını yeni fark etmiş bir korkak gibi (bir 10 yıl daha bekleseydin aptal ihtiyar) kızı bırakıyor. 3 yıl sonra eline bir davetiye geçiyor… tadaaa… kız evleniyor!!!! Ama erkek kafası bu ya, yeni yeni dank ediyor. Mesleği gereği gittiği ülkeden (Jacob başarılı bir cerrah ve hiç evlenmemiş, çocuğu falan da yok) tekrar eve dönüp kızın evlenmesini engellemeye çalışıyor. Ba ba ba, adama bak… yüzsüz. 3 yıl beklemişsin, aptal mısın? 3 yıl mı? Tanrım, gerçekten böyle erkolar var biliyorum. Neyse işte, kalkıp geliyor; kızı kazanmaya, nişanlısından çalmaya çalışıyor. “Ben senin büyümeni bekledim”, “Nereden bileyim evlenmeye çalışacağını?”, “Seni seviyorum”, “Fikrini değiştir”, “Sen de beni istiyordun”, “Olgunlaşman ve bizi düşünmen için sana zaman verdim” diye saçmalayıp durdu başlarda. (Gerçekten gerçekten kapa o çeneni Jacob, tamam mı???) Ama adam elindeki tüm kartları masaya koymaya kararlıydı tabii. Tilki. Merakımdan hızlı hızlı okudum; “Bakayım kızı ne zaman yoldan çıkaracak?” diye. Ki bu hemen olacakmış gibi görünüyordu. Çünkü Jacob, 3 yıldır hiçbir kadına bakmadığını bile itiraf edince “Oh,” dedim, “bitti, bu saf kız hemen affeder.” Whitney bebeyim… yanlış adama aşık olması yetmemiş gibi bir de gitmiş yanlış başka bir adamla nişanlanmış. Yani nişanlısı tam bir kontrol manyağı çünkü bu aptal nişanlı da onu aldatmış. Kız
What Was Meant To BeQ. B. Tyler · 04 okunma