Öncelikle incelememde kitabının konusunu anlatmicam. Size önerim kitabı iki defa okumanız. Çünkü her seferinde daha farklı ayrıntılar fark edilebiliyor. Yazar bir çoğumuzun durumunu çok ustaca kapalı (!) bir üslupla anlatmış. Ben hayvan çiftliğin kuzey koreye de benzettim. Çiftliğin başındakiler dışarıyla ilgili bağlantıyı tamamen yasaklıyor. Hayvanların gelişimini engelliyor ve herkesin eşit olduğunu savunuyor. Tabi bu eşitlikte şu sözlerle ifade ediliyor. "Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar diğerlerinden daha eşittir." Bir alıntı daha eklemek istiyorum. "Sizin uğraşmanız gereken aşağı kesimlerden hayvanlarınız varsa, bizim de aşağı sınıflardan insanlarımız var!" Sürekli olarak eskiden hayat koşullarının çok kötü olduğu ve şuanda ise çok iyi durumda ve besinlerinin çok bereketli olduğunu savunmaları da bana bizi hatırlattı. Koyunların sürekli sorgulamadan her şeye kabul etmeleri de açıkça kimleri anlattığını anlamışızdır herhalde. Zaman zaman kendime de çok kızdım. Bize ve her duruma sessiz kalmamıza... Umarım en yakın zamanda bizler de bazı şeylerin farkına varabiliriz ve bu duruma sessiz kalmayız.