Sevim Taştan Şen

Sevim Taştan Şen
@Harf_harf
Kendimden kendime...
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
İstanbul
18 okur puanı
Şubat 2025 tarihinde katıldı
İki Şehrin Hikayesi
Puan vermedi·464 syf.··
2026 19. kitabı
Roman, Fransız Devrimi’nin sınıfsal adaletsizlikten doğan öfkesini anlatarak sosyalizmin temel dayanağı olan sınıf çatışmasını edebi bir dille görünür kılar. Dickens, aristokrasinin halkı sömürmesini gösterirken sosyalist düşüncenin eleştirdiği ekonomik eşitsizlikleri dramatize eder. Paris halkının ayaklanışı, kolektif hareketin gücünü ve ezilen sınıfların kaderini değiştirebileceği fikrini destekler. Ancak roman, devrimin şiddetinin kontrolden çıkmasını vurgulayarak erken sosyalist tartışmalardaki “adalet mi, intikam mı?” ikilemine dikkat çeker. Dickens, bireysel fedakârlığı öne çıkararak sosyalizmin insani boyutunu –toplumsal dayanışma ve ortak iyilik için çaba– öne çıkarır. Buna rağmen tam anlamıyla devrimci bir sosyalist bakış sunmaz; reformist ve insancıl bir adalet anlayışına daha yakındır. Sonuç olarak roman, sosyalizmin tarihsel köklerine denk düşen eşitsizlik, sınıf bilinci ve kolektif mücadele temasını güçlü biçimde işler.
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Can Yayınları · 202376,4bin okunma
Reklam
Yılmaz Odabaşı
7/10
·264 syf.··
Beğendi
·
2025 7. kitabı
Eylül Defterleri, Yılmaz Odabaşı’nın duygu yoğunluğu yüksek, lirik anlatımıyla öne çıkan eserlerinden biridir. Şair, “Eylül” imgesini yalnızca bir mevsim ya da ay olarak değil; hüzün, bitiş, içsel hesaplaşma ve yeniden doğma temalarının bir sembolü olarak kullanır. Odabaşı, kitabın büyük bölümünde kendi iç dünyasına döner. Aşkın yıpratıcı yönleri, yalnızlık, geçmişle hesaplaşma ve hayatın geçiciliği şiirlerin temelini oluşturur. Her şiir, “kişisel bir günce” niteliğindedir. Eylül, şiirlerde bir hüzün ayı, bir geçiş evresi, kapanan kapıların ve bilinçte açılan yeni pencerelerin ayıdır. Şair, sonbaharı insan ruhunun kırılganlığıyla eşleştirir. Sade, akıcı ve anlaşılır bir dil hâkimdir. Duygusal yoğunluk yüksek ama sözcükler gösterişsizdir. Okurda samimiyet ve içtenlik duygusu bırakır. Eserdeki başlıca temalar; aşkın yaralayıcı yüzü ayrılık ve özlem yaşamın melankolisi, kendine dönme ve bilgeleşme çabası şeklindedir. Eylül Defterleri, tür olarak şiir değil; şiirsel bir düzyazı–deneme kitabıdır. Yılmaz Odabaşı’nın hem şair hem insan olarak en kırılgan sesini duyabileceğiniz, içten ve kişisel bir metindir. İyi okumalar
Eylül DefterleriYılmaz Odabaşı · Siyah Beyaz Yayınları · 2016180 okunma
Kafka
10/10
·52 syf.··
2025 11. kitabı
Benim hep merak ettiğim bir şey var. Tolstoy, Kafka, Dostveski hatta Gogol ve daha sayamadığım ve de adını bile belki bilmediğim bunca insan nasıl oluyor da felsefeye ve psikoloji alanındaki tüm bilimsel keşiflere önceden vakıf oluyorlar. "Çocuğun ilk aynası ana babadır" tezine nereden, nasıl hakim oldular? Deha böyle bir şey olsa gerek. Esere gelirsek, Kafka bizim coğrafyada tüm çocuklara oranla daha şanslı yine de, en azından böylesi bir mektubu anlayacağını umduğu bir babası varmış.
Kafka
Babaya MektupFranz Kafka · Kapra Yayıncılık · 202053,9bin okunma
Kırmızı ve Siyah
7/10
·307 syf.··
2025 8. kitabı
Ben kitapların alt metnini yani bu damıtılmış aktarımı daha çok ciddiye alırım. Bana kalırsa bir yapıtın esas yazılma amacı da budur.Yazar birinci ciltte erkeklerin, evrimsel süreçte hayatı okuma becerisi bakımından kadınların çok çok gerisinde kaldığını vurgular. Tıpkı fabllarda olduğu gibi hikaye araç kılınarak iktidar, yani mutlak güc eleştirisi yapılmaktadır. Bu erkek egemen hayat eleştirisidir. Tabi eğer hikayelerin katmanlarına dikkat ederseniz görürsünüz bunu. Yoksa öğretmen olarak zengin bir eve girip evin hanımıyla aşk yaşayan, köylü, ..., işçi birinin toyluğunu romantizme edebilirsiniz.
Kırmızı ve Siyah I. CiltStendhal · MEB Yayınları · 199312,6bin okunma
Cengiz Aytmatov
10/10
·400 syf.··
2025 6. kitabı
Romanın önsözünde yazar Marquez'in fantastik gerçekçiliğinden bahsederken anlamıştım neyle karşılaşacağımı. (Eserden ziyade yazardan bahsetmek isterim çoğu zaman) Romanda yazar yine bir halk hikayesinden faydalanmış ve tıpkı Marquez gibi kahramanını ağaca bağlamıştır. Olaylar asındaki zekice kurgulanmış örüntüyü fark ettikçe benim de yorum yapmam güçleşti haliyle.. Ne söylesem eksik, ne yazsam okyanusta bir damla... Yazarla bağ kurmamak mümkün değil....
Edebiyat & Roman
Gün Uzar Yüzyıl OlurCengiz Aytmatov · Cem Yayınevi · 201155,9bin okunma
Reklam