Bugün “Kadınlar Günü” diye paylaşımlar yapılıyor. Her yerde kadınlara verilen değerden, özgürlükten, eşitlikten bahsediliyor.Gerçekten kadına değer veren bir dünya mı var, yoksa kadını daha çok kullanan bir düzen mi? Kadına özgürlük verdiğini söyleyen düzen, aynı kadını reklamların, vitrinlerin en güçlü malzemesi hâline getirmiş.Kadın tüketim düzeninin bir parçası hâline getirmiş.İşin ironik tarafı ise şu: Kadına değer verdiğini söyleyen bir sistem, kadının kendisini sürekli eksik hissetmesi üzerine kurulu bir düzen oluşturuyor.Sürekli kusursuz bedenlerin, kusursuz yüzlerin ve kusursuz hayatların gösterildiği bir dünya. Çünkü kadın kendini ne kadar eksik hissederse, o kadar çok tüketiyor.Sonra da yılda bir gün çıkıp “Kadınlar Günü kutlu olsun” deniliyor.
Gerçek değer; kadını vitrinlere çıkaran sistemlerde değil, onu insan olarak yücelten bir anlayışta bulunur.