Harun Aşkan

Harun Aşkan
@Harun4050
Hiçbir kültür faktörü ve medeniyet mirasına sahip olmayan bir çöl üzerinde kurulan bu parlak medeniyet sırrını açıklayacak olan şey sadece Kur’an’ın medeniyet metodunun farkına varabilmektir evet bu sorunun doğru cevabı ancak Allahın kitabını dikkatle düşündükten sonra oluşur bu da Allah’a kitaplarına peygamberlerine ve ahiret gününe iman etmenin olgunlaşması demektir yani bütün temelleriyle İslam gerçeğini almak ve onun ilahi boyasıyla boyanmak demektir.
Bir medeniyetin büyüklüğünü ifade edip de o büyüklüğün gerçeklerini gösterecek delil bulamayarak sadece zayıflık ve çöküş iddialarına göre o medeniyetin büyüklüğünü insanlara göstermek istiyorlar, fakat delil olarak ondaki hastalıklar ve yok olmaya doğru gidişinden başka manzara göstermiyorlar o medeniyetin şerefli günlerini çıkışını ve kuvvetini görmezden gelip sırt çeviriyorlar Evet gerçekten çok ters ve garip bir düşünce Endülüs medeniyetinin süsleriyle ve köşklerinin ihtişamıyla övünürler halbuki bunlar o medeniyetin çöküşünün işaretleridir dağılma ve yok olmaya yönelişinin işaretleridir o köşkler de aksisada yaparak çınlayan şarkılarla övünürler halbuki bunlar o medeniyetin son nefeslerini verirken boğazından çıkardığı hırıltılardır! Medeniyetlerin batış noktasında onun solmaya başladığı görünümlerine şaşıracak kadar cehalet ve aptallık seviyesine ulaşmış bir toplumun imtihanı ne şiddetlidir! Böyleyken kendini o medeniyetin doğuşu, kuvvet kaynağı ve güçleniş noktasında zannederler.
Sayfa 106·Kitabı okudu
Sahabenin kazandığı mükafat
Resulullah’ın komutası altında kararlarını verdiler Vatan, akar ve mallarını terk ettiler hatta bazıları ailelerinden ve çocuklarından ayrıldılar o zaman kötü iklim ve çeşitli hastalıkların kol gezdiği Yesrib’e yöneldiler Bu tecrübenin neticesi ne oldu? Neticede Kur’an‘ın onlar hakkındaki kararı en ince ve en kamil şekliyle doğru olarak gerçekleşmiştir çünkü terk ettikleri vatan kendilerine geri dönmüş ve kendilerinin önünde dünyanın doğusuna ve batısına doğru bir çok vatanlar uzanmıştır. Allah onların bıraktıkları alıcı mallara karşılık servet ve zenginliğin geniş kapılarını açmış kendilerine azap edip yurtlarından çıkaranları onlara boyun eğdirmiştir. “Allah içinizden iman edip salih amel işleyenlere kesinlikle vaat etmiştir ki mutlaka kendilerinden öncekileri kâfirlerin yerine getirdiği gibi kendilerini de yeryüzünde mirasçı kılacak, kendileri için razı olup seçtiği dinlerini iyice yerleştirecek ve kendilerini korkularından sonra emniyete kavuşturacaktır” (Nur-55)
Sayfa 100·Kitabı okudu
*Medeniyetlerin çöküşü*
Kendilerini dehşete düşüren bu görünümü yorumlama konusunda araştırmacılar çeşitli ekollere bölünmüşlerdir bu ekollerden en barizi de daha önce işaret ettiğimiz ekoldür taraftarlarının çözüm getiremediği problemlerden kurtuldukları ekol… medeniyetlerin insanlar gibi ömürleri olduğunu zayıf olarak doğup geliştiğini büyüdüğünü kuvvetinin zirvesine çıktığını sonra tekrar ihtiyarlayıp zayıfladığını ve öldüğünü kararlaştırıp kendilerini rahatlatmışlardır türü ve durumu ne olursa olsun hiçbir iç veya dış faktör bu kanunun akışını etkileyemez demişlerdir. Çünkü mesele onlara göre belli aşamalarda organların kendisine yüklenen görevleri gücü ölçüsünde yaptıktan sonra belli bir aşamada ömrünü tamamlaması meselesidir Fakat bu sözler hiçbir mantık ve düşünce kanunu ile bağdaşmamaktadır bunlar sadece çözüm bulamadıkları bir meseleden hayali bir şekilde kurtulmalıdır (bunların kötü anlayışlarının bir örneği de bu ekolün beğenenlerin görüşlerini İbni haldun‘a affetmeleri ve onun bu görüşte olanların başında geldiğini söylemeleridir bu konuda İbni haldun‘un bir konudaki başlığıyla yetinmişlerdir ki o başlıkta hayal ürünüdür halbuki ibni Haldun’un bu konuda görüşü bizim görüşümüz de aynıdır)
Sayfa 95·Kitabı okudu
Belki biraz da içinde bulunduğumuz sistem ve toplum yapısı gereği, siyasi ve ideolojik örgütlenmelerin etkisiyle olacak, İslami oluşumlarda da düşünsel ve siyasal yön derinlik kazanırken bizi farklı kılan kalp ve ruh derinliğini yeterince yakalayamadık... Gönülsüz, ruhsuz ve heyecansız bir işleyişe doğru sürüklendik...
Sayfa 107·Kitabı okudu