Musibetlerin belki de en büyük hikmeti insana nasihat vermesidir.Cenab- Hakk, insanlar üzülsün diye değil, düşüsünler diye musibet gönderir. Kuranı kerim de helak edilen kavimlerin anlatıldığı yerlerde, hep duyarsızlıktan, düşüncesizlikten, cahillikten, nasihat almayışlardan dem vurulmuştur...
İlaçların tatları genelikle iticidir. Ama onlara,nefse yaşattiğı sıkıntıdan dolayı şifasız ve faydasız ilaç diye bakılmaz. Musibetler ve hastalıklar, tatları itici şifalardır Sabır kelimesiyle ' Sabir otu' aynı kökten gelen kelimelerdir. Tıpta ve ilaç sanaiinde kullanılan sabir otu' zehir gibi acıdır. İşte sabır, bu sabir otunu yutmak gibidir Başlangıcı itibarıyla acı olsa da neticesi daima tatlı olacaktır. Şifa insanın kendi hastalıklarinda derman kendi müsibetlerinde gizlidir...
Kur'an ve Hadis'lerde cennet halkının vasıflarından bazıları şöyle anlatılır: hastalanmazlar , üzülmezler, ihtiyarlamazlar, ölmezler, elbiseleri eskimez... Bu durumlar dünya da yaşaniyor olsaydı, cennet ve dünya farkı ortaya çıkamazdı dünya ya cennet vasıflarını atfetmekle daha ideal bir dünyayanin değil, ona da dünya denecekse anlamını yitirmiş bir dünyanın ortaya çıkması kaçınılmazdır...