Müzikte ahengin kulağa hoş gelebilmesi için öncesinde ahenksizlik olmalıymış. Bu sebeple müzikte ahenk ve ahenksizliğin bir arada var olması gerekiyormuş. Yaşamımızın da müzik gibi olduğunu söylüyor. Uyumdan önce uyumsuzluk olduğu için hayatlarımızın güzelliğini hissedebiliyormuşuz.
Mutluluğunu bir başkasına bağlamak, mutsuz olmaktır. Çocuğun kendi hayatının, kendi mutluluğunun ve mutsuzluğunun sorumluluğunu alan bir yetişkine dönüşebilmesi için, onu kendimiz dahil olmak üzere “başkası“ olan, ondan “başka“ olan herkesten ayırmamız, bağımsız varlığını, özgür iradesini desteklememiz, bu varlığı ve özgür iradeyi “başkası” ile ezmememiz gerekir.