Hayat, hisseder olmaktan ibaret değil mi? Hayatı yokluktan ayıran hissetmek değil mi? Bütün hayatların silsilesini bir tek insan küçük ömründe hissedebilir. Ve onun içindir ki böyle istisnai adamlar bütün insanlığı anlarlar, gelmiş ve gelecek bütün insanları severler.
Bütün memleketi baştanbaşa bir matem feryadı kapladı. Her ferdin ağlayacak bir acısı vardı. Her şeyi kaybetmiştik. Anavatandan bile parçalar vermiştik. Bütün imparatorluk çökmüştü. Herkes ümitsiz... Yaşamak için yeni bir dayanak arıyordu.
Ne olmuştu? Bunca sultanların bina ettikleri muhteşem devlet neredeydi? Babalarımızın büyüttüğü o muazzam imparatorlukta karanlık bir harabelikten başka ne kalmıştı? Ne dost ne kardeş ne emniyet...