Sistem enteresan bir şekilde 1980’li yıllarda nasıl sol siyasete ait insanları bir ahlak sınavından geçirdiyse bugün muhafazakar kitleyi ciddi bir ahlak sınavından geçiriyor ve bakıyorsunuz kimi insanlar bu sınavdan geçiyor, kimileri kalıyor.
Hüznü hayatlarımızdan kovmak istiyor, ölüme bakmak istemiyoruz. Oysa öleceğimizi bilmek bizi daha mütevazı kılar. Mezarlıklar giderek şehrin dışına inşa edilmeye başlıyor. Ölüm hayatlarımızın içinde konuşulacak kadar bir yer tutmuyor.
Ben hayır diyebilen, reddedebilen insan tekinin gücüne inanıyorum. Devrimlerin fitilini soylu ateşler, tarihi ise buldukları dünyayı daha da güzelleştirmek isteyen iyimserler yazar.