Norveç edebiyatıyla tanıştığım kitaptır kendileri.
Yazarın dili çok eğlenceli ve akıcı. Doppler’in maceralarını dizi izler gibi keyifle okudum. Kısacası yazarın mizahi üslubu çok hoşuma gitti.
Konuya gelecek olursak; tüketim toplumunda artık kendisini de tüketmiş, insanların ruhsuzluğundan sıkılmış olan Doppler, aslına dönmeye ve ormanda yaşamaya karar veriyor. Hayatı güzel, olağan akışında giden Doppler bir gün bisikletten düşüyor ve her şeyi geride bırakıp,yağsız süt hariç,ormana yerleşiyor.
Doppler herkesin sevebileceği bir karakter değil. Bi hayli bencil ve biraz da gıcık biri.
Yağsız süt ile takas yapmak için bir geyik öldürüp yavrusuyla dost olan Doppler toplumdan kaçıp yalnız kalma fikrini de pek beceremiyor.
Hepimizin ara sıra da olsa her şeyi bırakıp gitme isteğini gerçekleştiren Doppler ve yavru geyik Bongo’nun hikayesini okumanızı tavsiye ederim.
Keyifli okumalar…