Kadınlar da erkekler de varoluşlarının kelimeleri indirgenemez olduğunu bilir, ne var ki erkekler varoluşu tam da bunu indirgemek için ellerinden geleni yapar. Hayatları soktukları bir çok ritüel de işte bundan kaynaklanır. “Hayat” boyutu, alışkanlıkların zorbalığıyla ya da saplantılı nevroz biçiminde onlar için eziyet halini alabilecek sosyal formüllerle düpedüz Söndürülür. Bir kadın, bunun aksine her şeyin dilin içine çekilip iletilmesini asla başarılamayacağını ispatlamayı en birinci görev bilir: dil ile varoluş arasında bir gedik vardır; bir betimlemeye ya da bir anlama indirgenemez bir cümleyi bitirmek onun anlamını sabitler. 
Demek ki mektubun en az iki işlevi var: mesaj ve nesne. Bu bize kadın ve erkeğin, gönderilmiş veya gönderilmemiş mektuplarla olan farklı ilişkileri hakkında bir şey söyler mi? Bir mektup nesne işlevi görüyorsa gönderilmeden kalacak ve bir mesaj aracıysa gönderilecek midir?