Fikret; otuz üç yaşındayım, hiçbir vakit hayatın bu kadar sevimli, yaşamanın bu derece tatlı, dünyanın bu kadar güzel olduğunu bilmiyordum. Söyle, bunları bana hissettiren senin sevgin, senin aşkının bana verdiği bahtiyarlık mıdır? Fakat sen niçin susuyorsun? Niçin boynunu bükerek ümitsiz gözlerle yüzüme bakıyorsun?