Mal biter, mülk yiter, sevdiğin elden gider, can yurdunda duman tüter, geçer, elbet ömür geçer, bu fena yurduna üryan gelen,
üryan gider. Bizim meftunluğumuz bu üryan halimize midir?
Üzerimizdeki bir yamalı aba olsa ne olur, bir ipek yaba olsa ne olur? Bu dünya bizim olmadı hiç, bizim değildir lakin bir müjde vereyim ki size ötelerde bizim olan bir dünya
var elbet. O öte aleme hazır olmak için sizi ne engelliyor ve sizi bundan ne alıkoyuyorsa bilin ki o nefsinizdendir ve nefs
apaçık düşmandır size. Sultan olsanız ne olur, köle olsanız ne
olur bu kuru kavgada. Köle de toprak, sultan da toprak. .. Bu
dünya yolda abdest almak için durduğumuz bir handır ancak.
Abdesti alalım da yürüyelim dostlar"
"Evlatlarım" dedi "Bu dünya bir yokluk alemidir. Var dedikleriniz de yoktur, yok dedikleriniz de. Lakin insan her şey
var zanneder. Hatta her şeyi kendinin zanneder. Öyle çok sever ki bu dünyada sahip olduklarını vazgeçerse her şey biter
diye vehmeder. Mah olur bırakamaz, mülkü olur satamaz,
şöhreti olur yıkamaz. Ne tuhaf şey! Bu alem bir rüya alemine
benzer oysa. Rüyada sahip olduklarının uyanınca yanınızda
bulabilir misiniz? Hem rüyanızda var olanla uyanınca yok diye dertlenir misiniz? İşte bu alemde o rüya misalidir. Bilin ki
bu rüyada sahip olduklarının hiçbiri insanın değildir. Sahipli!< makamı da sıfatı da yoktur insanda. Kendisi dahi kendinin
değildir. Kendine sahip olamayan başka bir şeye nasıl edecek
de sahip olacak?...
Sahiplik değildir bizim işimiz ey evlatlarım. Sahip olan bir
tanedir. Biz bu dünyaya şahit olmaya geldik. İmtihan diyarındayız, belki bir rüya yurdunda. Rüyada neniz varsa uyandığınızda yanınızda olmayacak. İmtihanda sualler de sizin değil,
cevaplar da. O zaman nedir bu dünyaya bizi bu denli bağlayan? Nedir dünya denen rüyada gördüklerimizi terk etmemize mani olan?"
"Nasıl öldüreceğim onu?". "Onun ateşini nasıl söndüreceğim?"...
"Ölmez evladım" dedi. "Nefs dediğin ölmez. Sen onu masum sanırsın. İçinden gelen sesleri kendinin sanırsın. Lakin nefsin sesidir onlar. Ne edersen et ölmez o. Öldü dediğin anda, sen öyle zannettiğin anda tekrar yapışır sana. Sen ölene kadar o asla ölmez."
"O vakit ben ne edeceğim?"
"Daha ağır ceza vereceksin ona. İstediklerini etmeyeceksin. Söylediği yola gitmeyeceksin. Daha büyük darbeler indireceksin"
"Çok zor" dedi "Çok zor. Her gün ve her dakika kendimle
savaşıyor olmak çok zor."
"Sen kendinle değil nefsinle savaşıyorsun evladım'' dedi
Üftade. "Bilirim zor, bilirim çok zor".