Dolayısyla istese de istemese de, bir insanın yaşamıma daimi bir neşenin ve kendi derinliğinde gelen soylu bir mutluluğun dahil olması öyle temel bir zorunluluktur ki, insan ancak bu sayede kendinde bulunan şeylerden keyif duyar ve sahip olduklarından fazlasını istemez.
Hazlar ve korkular kovulduğunda, değersiz, kırılgan şeyler ve rezilce davranışların verdiği zararların yerini sarsılmaz, doğru ve büyük bir sevinç alır, böylece ruhun huzuru, uyumu ve azameti uydallıkla buluşur, zira her vahşilik güçsüzlükten doğar.