Şimdi kendini eleştiriyordu içten içe. Herkesle iyi geçindiğime, düşmanım olmadığına göre yalakanın biriyim ben. Kimsenin ihanetine uğramamak için alınan tedbir. Üzülmemek için üzmemek... Tavır koymamak, karşı gelememek, ithal fikirlerle kendi fikirlerini sentezleyememek, kabullenmek, teslimiyetçi zihniyet, kaderci, kendini yok saymak, hangisi, hangisi?
Korkunç boşluklar doluyor içime. Boş, anlamsız ve kuyrukyağı tadında yaşam... Yalnızlığımdan başka mal varlığım kalmadı. Biz boş silahla aslan avına çıktık. İşin kötüsü, bu ormanı ve bizi beklemekte olan binlerce tehlikeyi tanımıyoruz.
Ben bütün zamanlarımı sana adamak ve yanında olmak için vardım. Yanında olmak hobim değildi, yanında olmak tarzımdı, yanında olmak varoluş sürecim, yanında olmak zorunluluğumdu. Yanında olmak kaç zaman sonra yanında olmayacağımın paniğiyle ağlamamak için gözyaşlarıma bentler vurmaktı. Şu anda yanında olmak ve ağzından çıkan her söze ayetmiş gibi itaat etmek isterdim...