İkinci Dünya Savaşı sırasında, Amsterdam'da bir evin arka odalarında ailesi ve dostlarıyla birlikte gizlenen Anne Frank adlı Yahudi kızın, yaşadıklarını anlattığı hatıra defteri tüm dünyada okunmaktadır. Ama bizim, Balkan Savaşı esnasında Edirneli bir Yahudi kadınımızın tuttuğu hatıra defterinin varlığından haberimiz dahi yoktur. Oysa, Angele Gueron'un hatıra defteri bütün dünyaya insanlık ve vatanseverlik dersi verecek güzelliktedir. Bunun kantlarından biri
de Gueron'un defterine yazdığı şu sözlerdir:
"Mermiler yere çakıldıktan sonra yüzlerce insan açılan çukuru görmek ve mermi parçalarını hatıra olarak almak için üşüşüyorlar. Ben dahi iki șarapnel mermi kovanı aldım. Bunları çiçek vazosu yaptım."
Edirne'ye yağan ölüm yağmurunun korkunç damlaları olan bomba kovanlarından çiçeklik yapmak!... Savaşlardan geriye kalması gereken nefret, öfke ve kin değil, Angele Gueron'un tüm dünyaya verdiği insanlık dersi olan çiçek vazolarıdır. Öyle ki Gueron, top mermilerinin kovanlarından yaptığı çiçek vazolarına bir de şir yazmıştır:
"Ben bir ölüm aracıyım
İçimde pişman olduğum bir hazinem var
Şimdi hoş kokulu çiçeklere yer veriyor
Seviniz ve affediniz diyorum
Gürleyerek karanlık bir namludan çıktım
Ölüm saçtım dört bir yana
Şimdi çiçekliğe dönüştüm
Koruduğum kokuyla sinirlerinize can katıyorum."
“Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabullenmek için kuvvet, değiştirebileceğim şeyler için cesaret ve
bu ikisini birbirinden ayırmak için akıl ver."