''O vakit'' dedi Üftâde ''Terk edeceksin. Nefsine azap edeceksin. İlkin malını mülkünü terk edeceksin. Zira mal ve mülk sevgisi imtihandır, mal sevgisi ile Allah sevgisi aynı sinede yan yana duramaz. Sonra şöhretinden makamından vazgeçeceksin, zira şöhret bir zehirli oktur. Şöhretin muhabbetini bir kez tadarsan zannedersin küçük dağlar senindir. Ve nefsini ayaklar altına alıp da ezeceksin. Zira seninle beraber, her daim seni duyan, sana söyleyen bir düşmandır o. Çok yakındır ama bildirmez kendini.
Bildim ki nefs dedikleri en büyük düşmandır. Seninle ama sana düşman... Onu yenmek için bir ömür verdim. O ne denli inat ettiyse ben o kadar sebat ettim. Yine de terk etmedi beni, yine de bırakıp gitmedi. Ömrümün son vakitlerinde dahi onunla cenl halindeyim ben. Ve biliyorum ki ben ölmeden o ölmeyecek.