Ha, diyeceksiniz ki, aklın mı yoktu, neden tutup da böyle habis bir kadınla evlendin? Evvela, evet, aklım yoktu. Biz erkekler bilhassa cinsi latifle karşılaşıp onun tesiri altına girdiğimizde, hayatımızdan ilk aklımızı çıkarırız. Ya da şöyle diyeyim; yumuşak bir ses, tatlı bir bakış, sıcak bir öpüş anında, mevcut kısıtlı havsalamızdan da büsbütün emekliye ayrılırız. Ama tabii, o zamanlar Müzeyyen de şeytan donunda gezmiyordu. Evlendikten sonraki seneler içinde vuku bulan nahoş hadiselerin gölgesinde, kırgınlıklar bahanesiyle, nezaketini, ferasetini, selametini peyderpey kaybederek adeta şekil değiştirdi. Ona sorsanız hepsinin müsebbibi benim, bayılır çünkü kendini acındırarak anlatmaya. Fakat elbette külliyen yalan, mübalağa, tevatür, şayia, kuru iftira!