Bir hedefe ulaştıktan sonra bir başka hedefe sonra yeniden bir başkasına... Bunun sonu yoktu. Hep daha iyisini arzulama, insanı mutsuz etmekten başka ne işe yarayabilirdi ki? Oysa mutluluğun düşmanı bizatihi mutluluğun peşinde ısrarla koşmak değil mi ?