29 Ocak
Belirsiz, kararsız arayış devam ediyor. Önceden de sık sık edindiğim sorun yeniden ortaya çıkıyor. Günlerin ve çevrendeki şeylerin içinden bir düşteymişsin gibi geçiyorsun.
27 Şubat
Ne konuşma ne de kendi kendimi zorla kabul ettirme isteği duyuyorum artık. Bunun nedeni sonu gelmeyen tedirginliğim mi, yoksa yaklaşmakta olan bir felaket mi?
30 Eylül
Artık bir iç hayatın yok. Bu korkunç bir şey. Kararsızlık, korku, hayatın şaşırtıcı bir şey olduğu duygusu yok artık sen de. Kuruyup gidiyorsun.
28 Kasım
Gece uykumun geldiği saatler. Her gürültü beynimde bir girdap, düşüncelerimin ve bütün dünyanın içine düşüp gittiği beklenmedik bir girdap meydana getiriyor.
14 Ocak
Bozulan sağlığımın, fiziksel çöküntümün sonucu olan bir duygu. Çizginin aşağı doğru inmesi. Ya hayatın, aşkların? Onlar nerede? Belli ölçüde bir iyimserliğim var hala: Hayatı suçlamıyorum, dünyayı güzel ve sevilmeye değer buluyorum. Ama batmaktayım. Yapacağımı yaptım. Olabilir mi? İstek, özlem, bir şeyi almak, yapmak yeni bir şeye sarılmak dürtüsü. Yeniden başarabilir miyim?
8 Mayıs
Acının düzenli vuruşları başladı yine . Her akşam hava kararırken yüreğim gece oluncaya kadar sıkılıyor.
16 Mayıs
Artık sabahı da kaplıyor acı.
27 Mayıs
Güçsüzlüğüm ve hiçbir şeye bağlanmayışım. Şimdi, kendime göre, girdabın içine girdim: güçsüzlüğümü seyrediyor, onu iliklerimde hissediyorum.
16 Ağustos
Yapacağımı yaptım şu dünyada, elimden geldiğince. Çalıştım, şiir verdim insanlara, pek çoklarının acılarını paylaştım.
17 Ağustos
Sokakta insanların bu kaynaşmadan habersizce omzuna çarpıp geçmelerine neden şaşıyorsun, sen kendin, yanından geçen nice insanın acılarının, içlerini kemiren kurdun ne olduğunu bilmez, buna aldırmazken?