Mevlana, her ne kadar uzun hikâyelerin yer aldığı mesnevî tarzını kendine esas kabul etmişse de usta bir şair olduğundan, benzeri görüş ve düşüncelerini dört mısralık rubailere sığdırabilmeyi başarmıştır. Şiirlerinde genellikle bütün mazmunlarını hayattan alan , gerçekçi, kendinden önceki kültürlere tamamen vakıf olduğu gibi, yerinde tesbitleriyle geleceğe ışık tutan, bir konuyu ısrarla ve defalarca söylese bile her defasında başka bir güzellikte söyleyebilen Mevlana, gazelde olduğu kadar rubai sahasında da fevkalade başarılıdır.