Karşımda duran büyük tuvalin sağ alt köşesinde, onlarca rengarenk figürün arasında kibrit kutusu büyüklüğünde boş bırakılmış beyaz bir alan keşfetmiş ona bakıyordum. Kendime o karmaşada bir yer bulmuştum. Tek bildiğim tuvalin bana ayrılmış ufacık köşesine bir figür gibi kıvrılıp uyumak arzusuydu.