SPOİLER İÇERİR.
Gümüşler, Kızıllar, Yenikanlar... Bir tarafta kendini tanrı olarak gören soylu bir kesim diğer tarafta kendini o tanrılara adamaları gerektiğine inanan sefalet içindeki sıradanlar öbür tarafta ise tüm bu sisteme yeni bir bakış getirebilecek olan yeni oyuncular. Distopik, eşitlikten tamamiyle uzak bir dünyadan herkesin eşit olduğu, Cumhuriyet'in söz sahibi olduğu bir dünyaya yolculuk.
İnanılmazdı. Okurken ne Gümüşlerden nefret edebildim ne de kötü karakterlerden. Yazar öyle bir empati duygusu aşıladı ki bana herkesin bir haklılık payı vardı gözümde. Karakterlerle bütünleştim. Kişiliklerinde gezindim. Maven'ı Cal'i Mare'yi Evengeline'i Elara'yı Farley'i kısacası bu kitaptaki her bir karakteri anlamaktan onlarla bu serüveni yaşamaktan çok keyif aldım.
Bu serinin basit bir fastastik gençlik serisi okuyorum düşüncesiyle değil de gerçekten anlanarak ve irdeleyerek okunmasını tavsiye ediyorum. Gerçekten çok fazla anlam çıkaracaksınız.
Bunu da eklemeden geçemeyeceğim sonu kısmen istediğim gibi bitti. Mare ve Cal'in ayrılmamasını istiyordum. Çocukları bile oldu buna çok sevindim. Fakat Maven'ın yaşamasını isterdim. Ölmeyi hak etmiyordu.
Herkese iyi okumalar :)