Dünyanın güçlülere ait olmasında şaşacak bir şey yoktu. Köleler, kendi köleliklerine saplantıyla bağlıydı. İş, önünde secde edip tapındıkları altın putuydu onların.
Böyle durumlarda genç adam yüzünü ellerine gömer, insan kalbinde ne az insancıllık olduğunu, eğitimli, herkesin iyi ve yüce saydığı insanlarda bile ne çok kabalık ve acımasızlık bulunduğunu düşünürdü.
Fena sayılmaz halim,
Bir lokma ekmeğim var, biraz aklım,
İğne ucu kadar da zevkim.
Annem var, ağaç yaprağından daha güzel,
Dostlar, akan sudan daha iyi.