Heyhat

Bazen, beni korkuttuğunda, zor zapt edilecek bir buldogla oynuyormuş gibi hissediyorum kendimi, o dişlerini gösterip koparacakmış gibi zincirine asılırken ben ona okuldaki kızlar gibi muamele ediyorum.
Sayfa 187·Kitabı okudu
Edebiyat
Viski, bilgeydi. Sırrı biliyordu.
Sayfa 179·Kitabı okudu
Edebiyat
...ama o anda bile yalan söylediğini biliyordu. Yalan söyleyip söylemediğini bile düşünecek enerjisi yoktu. Ayrıca eğer öyle bir enerjisi olsaydı da bunu düşünmeyi redderdi, çünkü unutmak istiyordu.
Sayfa 175·Kitabı okudu
Edebiyat
İçgörüsünün aynasının üstüne simsiyah bir perde inmiş, güneş ışınlarının girmediği karanlık bir hastane odasında yatma hayalinden hoşlanır olmuştu.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Edebiyat
Hayat dayanılmaz ölçüde sıkıcı ve aptaldı; feci bir tat bırakıyordu ağzında.
Sayfa 174·Kitabı okudu
Edebiyat