DrKitapsever profil resmi
Pratisyen Hekim
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi
Erkek
90 kütüphaneci puanı
9052 okur puanı
01 Eki 2018 tarihinde katıldı.
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    1062 syf.
    ·10/10 puan
    Kitabın incelemesine geçmeden önce ülkemizde neden dünya klasikleri ve orjinaline yakın şekilde basan yayınlar değilde sadeleştirilmiş halleri daha çok satılıp okunuyor ? Bünün birkaç nedeni vardır ; Maddi durum,bilinçsizlik ve kolaya kaçmaktır.Çünkü okullarda kitap okutulup özeti istenirdi böyle olunca da öğrenciler internette kolay bulunan özetleri yazıp veriyorlardı.Okullarımızda özet yerine kitapla ilgili düşünceleri alsaydılar daha etkili ve verimli olurdu.İkinci nedene gelecek olursak millet olarak kitap okuma alışkanlığımız yok olanlarda zorunluktan yada kolaya kaçarak okumaya çalışıyor.Son nedene gelecek olursak ülke olarak refah bir ülkede değiliz onun için dünya klasiklerini kuponlarla yada cep boyda satılan sadeleştirilmiş ve çeviri hatalarıyla dolu kitapları aldık ve dünya klasiklerinden soğuduk.Maddi imkanı olmayan okurlarımız halk kütüphanelerine gittiklerinde kaliteli kitaplar ve yayınlarını bulması baya zor.Kitap incelemesine geçecek olursam ;
    “Zamanımıza kadar yazılmış en iyi roman.”olarak nitelendirilen Anna Karenina kitabıyla Tolstoy’un gelmiş geçmiş en büyük ve soluksuz yolculuğuna çıktım.Kitap bittikten sonra kendimi bir boşlukta hissettim çünkü kitabın içerisindeki dünyaya o kadar dalmıştım ki sanki kitap bitince yeni bir dünyaya gelmiş gelmiş gibi oldum.Konu olarak sadece bir kadının yasak aşkı gibi etrafında uyarlanmış bir eser değildir.İçerisinde dönemine ait bir çok hikaye barındıran,psikolojik çözümlemelerle karakterleri ayrıntılı bir şekilde inceleyen muazzam bir eserdir.Konu olarak aşk,ölüm,evlilik,din,ahlaki çöküntü ve köylü kentli çatışması işlenmektedir.Yazar her kahramanı ilmek ilmek işlemiş ve karakterlerini olağanüstü bir şekilde oluşturmuş.Karakterleri okurken hep onların yerinde kendinizi koyarak onu okuyarak hissediyorsunuz.Özellikle karakterlerin iç dünyasına girmemiz ruh çatışmalarına,buhranlarını anlamaya çalışmak muazzamdı.
    Belki de Anna toplumdaki ahlaki çöküntü için sadece bir araçtı...
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    1025 syf.
    ·10/10 puan
    Karamazovluk ; şehvetli,çıkarcı ve akıldan yoksun insanlarda bulunan bir özelliktir.
    Tek bir hakkınız olsa ve sadece bir kitap seçebilecek olsanız hangi kitabı seçerdiniz ?
    Ben uzun uzun düşündüm ve Karamazov Kardeşleri seçerdim.Kitabın hacimli oluşundan çok içeriğiyle ; konusu,karakterleri ve muazzam bir anlatımı olduğundan Ayrıca bana bir şeyler katıp bakış açımda farklılıklara neden oldu için seçerdim.
    Bir kitap düşünün sizi ara sıra sallayarak kendinize getirecek,yaşamınızı sorgulatacak,kendinizi ve menzilinizi bulmaya yardımcı olacak.İçerisindeki olaylardan hayat dersleri verirken su gibi akıcı ve dinlendirici bir üslupla anlatan enfes bir okuma şölenine çıkaracak olan kitap Karamazov Kardeşler yazarın son eseridir 1880 yılında yayımladıktan 4 ay sonra vefat etmiştir.Kitap yaklaşık 400 bin kelimeden oluşmaktadır.Yazarın son eseri olduğu gibi ustalık eseridir de.
    Bu eserinde Kumarbaz’da olduğu gibi hayatından izler barındırmaktadır ancak kumarbaz da hayatının bir bölümüne yer vermişti ancak bu eserinde hayatının yer yanından izler taşıyan ve en çok hayatından izler taşıyan eseri diyebiliriz.Yazarın hayat felsefesi,düşünceleri ve dünya görüşünün nasıl olduğunu görmekteyiz.O zamanın en önemli konularından olan din üzerinden başlayarak vicdan ve baba figürü üstüne yazılmıştır.Kitap insan ruh halini ve psikolojisini en iyi yansıtan kitaplardan birisidir.
    Kitaptan bahseden olursam ; evinde öldürülen fyodor pavloviç karamazov hiç istemediği gibi biten iki evlilik yapmış,eşlerinin drohamalarla hayatını sürdüren bencil birisidir.Gözü maddiyattan başka hiçbir şey görmeyen oğullarına karşı sevgi duymayan bir babadır.Aile ;
    Fyodor Pavloviç Karamazov - Baba
    Dmitri Fyodoroviç Karamazov - Büyük kardeş
    İvan Fyodoroviç Karamazov - Ortanca kardeş
    Aleksey Fyodoroviç Karamazov - Küçük kardeş
    Smerdyakov -Smerdyeşa'dan olma gayrimeşru çocuk oluşmaktadır.
    Her karakterin farklı dünya görüşleri olan çocuklardır.Babalarının ölümünden sonra katili aramaya başlamalarıyla devam etmektedir.
    Dipnot : Tolstoy’un evi terk ettiğinde yanına aldığı tek kitap olan Karamazov Kardeşler.Tolstoy’un neden bu kitabı tek yanına aldığını kitabı okudukça kavrayacak ve anlayacaksınız.
    Keyifli Okumalar Dilerim
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    1696 syf.
    ·12 günde·9/10 puan
    İnce Memed Çukurova Efsanesiyse Durgun Don'da Kazakların Efsanesidir

    https://m.youtube.com/watch?v=xqZFPKiAGjg
    Merhabalar kitabla ilgili incelememe geçmeden önce Tolstoy'un eser hakkındaki yorumuna yer vermek isterim ;
    Tolstoy, Ve Durgun Akardı  Don’u şöyle yorumlar: “gerek dili, gerek duygu derinliği bakımından tam anlamıyla Rus işi, tam anlamıyla ulusal, dolayısıyla da tam anlamıyla halkın malıdır. Bu eserde duygular – Gregor’un karısı Natalya’nın sevgisiyle kıskançlığı, Gregor’la Aksinya arasındaki aşk – son derece güçlü bir biçimde verilmiştir. Bu tür duyguları işlemekte sanatçılar büyük güçlük çekerler genellikle. Aşkı, yüzyıllardan beri deha sahibi sanatçılar eserlerinde anlatagelmişlerdir; bu romanda yer alan aşk sahnelerini, böylesine güçlü bir biçimde verebildiğine bakılırsa, Şolohov’un yüreğinin de aynı duyguların taze izlerini taşıyor olması gerekir”demistir.
    Kitaba geçecek olursam bazı eserler roman yada hikaye türüne sahip olabilir ama bazı eserler bu sınıflandırmaları aşarak destan niteliği taşıyabilir işte bu seri kitapta bunlardan birisidir.Beni en çok etkileyen kitaplar devletlerin değişim yaşadıkları dönemi anlatan eserler olmuştur.Ve Durgun Akardı Don’u Türkçeye Rusça aslından Durgun Don adıyla çevirenler de oldu. Tektaş Rus edebiyatını yabancı dillerde yayımlayan Sovyetler Birliğinin resmi yayınevinin (Moskova Yabancı Diller Yayınevi), 1948 tarihli  İngilizce basımını çevirmişti. Henry Stevens Rusça’dan  İngilizceye yaptığı çeviride  birinci ve ikinci ciltleri Don’un bir nehir olduğunu “akar” sözcüğünü ekleyerek açıklamak amacıyla “And quiet flows the Don” (Ve sessiz akardı Don) adıyla çevirmişti. Üçüncü ve dördüncü ciltlerse The Don flows home to the sea” (Don nehri vatanı olan denize akar) adıyla yayımlanmıştı.Kitap uzun olduğundan şehirler, karakter isimleri karıştırıp unutabiliyorsunuz.Kitabın odak noktası olan Kazak Köyü aslında yazarın doğduğu köydür.Kitabın ilk cildinde 1.dünya savaşı öncesini ve 1917 Ekim devrimiyle neler yaşandığını, ülkede rejimin değişmesiyle kazak halkının nasıl mücadele ettiğini ve hükümetin yaptığı politika sonuçlarında neler olduğu ele alınmaktadır.İkinci cildinde ise 1.dünya savaşının başlaması ve çarlığın yıkılmasıyla iç savaşta insanların başına gelenlere yer verilmiştir.3.cildinde ise aslında yıkıcı olanın dünya savaşı değil iç savaşın olduğunu gözler önüne sermektedir.Savaşın ne kadar zalimleşebileceğini ve yakıcı olabileceğini okura hissettiriyor.Serinin son cildinde ise iç savaşın sonucunda köyde değişen düzen ve yıkımları ele alıyor.
    Yazar bu eseri sayesinde 1965 yılında Nobel Edebiyat ödülüne layık görülmüştür.Kitabın filmi de çekilmiştir okuduktan sonra filmini de izleyebilirsiniz
    Tarihe ilgi duyan tüm kitapseverlerin okuması gereken bir eserdir diye düşünüyorum tavsiye ederim :)
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    196 syf.
    ·5 günde·8/10 puan
    Vakalara gittiğimde hastaların yaşam hikayelerini dinleyince çok şükür insanlar neler yaşıyormuş diyerek durumuma şükrediyorum.Benim en duygulandığım olaylardan birisi de hamile bir kadın ve eşini alıp hastaneye götürürken eşinin karısına "Canım bugün inşallah sana kuru pasta alabileceğim"dedi.Gerçekten bunları duyunca hiç bir zaman ulaşılmaz yada bulunmaz gibi olmayan bir şeyin başka insanlar için ne kadar önemli olabileceğini görmüş ve elimdekilerinin değerini anladım.En çok tebessüm ettiğim olayda on iki ayın erkek çocuğunun hipertermi vakasında yaşadım.Hasta daha önce de gittiğim bir hastaydı Efe beni görürmez ben bu doktor abiyle hastaneye gitmek istemiyorum o bana hep derslerimi soruyor sormasın soracaksa gelmem annesi de oğlum gel abin sormaz dedi bende gel sormayacağım dedim Efe'ye söz verdiğim gibi davrandım ama o abi hadi yine matematik soruları sorar mısın ?Annesi de oğlum titriyorsun hani abin sormasın diye söz aldın efe de olsun sorsun o benim bilgiç abim dedi öyle söyleyince dudaklarımın kenarında tebessüm oluştu.O gün Efenin ateşini düşürüp hastaneye teslim ettikten sonra da çocuk hastalarıma davranışlarımı daha etkin ve dikkatli olmam gerektiğini görmüş oldum.

    Hastalarımın yaşam hikâyelerinde olduğu gibi hem duygulanıp hem de tebessüm ettiğim tüm duyguların yer aldığı bir kitap.Şermin Yaşar'ın hayata bakış açısı,sosyal sorumluluk projelerinde yer alması, kelimeleri istediği yerde istediği şekilde kullanması ve güzel yüreğiyle okumaya doyamadığım yazarlarımızdandır.Yazarın kelimeleri kullanmaya gücünü kitapta farklı olan iki duyguyu da bir arada kusursuz bir şekilde aktarmasıdır.Kitabın konusuna gelecek olursam on altı yaşındaki genç bir kızın babasız büyümesini ve Müjdat'ın sevdiği insanlara kavuşma mutluluğunu okumaktayız.Ayrıca en çok dikkatimi çeken Nevzat'ın doktor olmak isterken bir konuşma sonrasında ekmek yapmaya başlaması oldu.Bu kitabın tek beğenemediğim yanı yazar sanki bu kitabı yazarken sanat sanat içindir değildir de sanat toplum içindir görüşüne göre yazmış gibi bir hava vermiş olması oldu.
    Tavsiye Ederim... :)
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    304 syf.
    ·2 günde·8/10 puan
    "Aksaray'dan kar geliyor
    Ben sandım ki yar geliyor
    Çıktım baktım pencereye
    Çerkez Hasan can veriyor..."türkünün tüm duygularının kitabın her sayfasında bize hissettirildiği tarihi yolculukta nefes nefese okuyacaksınız.Kitaba geçmeden önce kitabın konusu olan Abdülaziz'den bahsetmek istiyorum son yıllarda tarihi dizilerin etkisiyle Ertuğrul Gazi gibi en merak edilen padişahlardan birisi de 2.Abdülhamid'dir.Ama Abdülhamid'in dönemi anlayabilmek için öncelikle kendisinden önceki dönem olan amcası Abdülaziz'in dönemini iyi bilmek gerekiyor.Abdülaziz tahta geçtiğinde ülke dış borçlar nedeniyle ekonomisi çökme noktasına gelmişti.1857 yılında devlet dış borcunu ödeyemeyeceğini açıklamasıyla hem dış hem de iç siyasette yalnızlığa terk edilir.Padişahtan rahatsız olan çevrelerde bu durumu kullanarak planlar yapmaya başladılar.Sessiz sedasız planlarını işleyerek 1876 tarihinde darbe yapılarak Abdülaziz indirildi ve yerine 5.Murad tahta çıkarıldı.Bundan sonra Abdülaziz'i ölüm korkusu sarar ve gün geçtikçe daha kötü olmaya başlar.Ölümüne gelecek olursak öldü mü öldürüldü mü tam olarak bilinmemektedir hiç bir zaman da tam bilinmeyecek.

    Kitaba gelecek olursam yazar ne kadar geçmişi anlatmaya çalışmışsa da günümüzde de hiçbir şeyin değişmediğini ve tarihin tekerrürden değil tefekkürden ibaret olduğunu görmekteyiz.Yazar Alan Palmer’ın “Osmanlı İmparatorluğu’nun Gerileyiş ve Çöküş Tarihi” adlı kitabını okuduktan sonra yazma kararı almıştır.Yazar kitabında padişahın bir cinayete kurban gittiğini belirtmektedir.Kitabı saraydaki bir çok kahramanın gözünden anlatmaktadır.Kitap iki bölümden oluşmaktadır ve Osmanlı İmparatorluğunun 15 günlük bir sürecini anlatmaktadır.Abdülaziz'in sır ölümüyle başlayan kitap Çerkez Ethem ile son bulmaktadır.Kitap basılmadan önce Murat Bardakçı'nın kontrolünden geçirilmiştir.Kitabın beğenmediğim yanı ilk başta vermiş olduğu soyağacında 2.Mahmut'un torunları olan Vahdettin ve Reşat'ın çocuklarıymış gibi gösterilmesi ve Valide Sultan Pertevniyal torunu olan Sultan Murat'a üvey oğluymuş gibi mektup yazması gibi bilgi yanlışlıkları yer almaktadır.Ayrıca kitabı yazarken 16 kitaptan yararlanılması ve kontrolden geçirilmesine rağmen böyle yanlışlıkların yapılmasına şaşırmamak elde değil.
    Tarihseverlerin severek okuyacağı bir kitap tavsiye ederim.
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    224 syf.
    ·6/10 puan
    Kitabın ismini ilk duyduğumda Sanat Güneşimiz Zeki Müren'in eseriyle aynı ismi taşıyan şarkısı aklıma geldi kitaba geçmeden o muazzam parçayı dinlemenizi tavsiye ederim.
    https://m.youtube.com/watch?v=Qo-GdG6_VbM

    Polisiye tarzı kitaplara genelde ön yargılıydım Ahmet Ümit'le tanıştıktan sonra polisiye tarzını sevme başladım ve elime geçtikçe okumaya çalıştım yazarın özellikle bu eserinden daha önce çıkarmış olduğu Kırlangıç Çığlığı kitabını çok beğenip okumuştum.Bu yeni kitabını da aynı beklentiler içinde aldım lakin diğer kitaplarında aldığım zevki alamadım çünkü bu kitabı polisiye niteliği tam olarak taşımadığını düşünüyorum katiller olayın içinde polisin tahmin ettiğini ve gelişecek olayları tahmin edebiliyorsunuz.Kitaba gelecek olursam ;
    Ahmet Ümit'in diğer kitaplarında olduğu gibi bu eserinde de başkomiser Nevzat,Ali ve Zeynep'in cinayetleri araştırırken başından geçen olaylara yer verilmiştir.Kitapta üç farklı olay yer almaktadır ; Aşkımız Eski Bir Roman,Overlokçu Kız,Sergey Nikolayeviçjerkovski'ye Ne Oldu.Üç olaydan son olanın öyküsü ilginç geldiği için daha çok beğendim.Ayrıca kitapta karmaşık cinayetlerin yanında toplumsal mesajlar ve sevmeyi bilmeyen insanların trajik sonları dikkatimi çekti.Yazarın daha önce yazmış olduğu kitaplarına göre çok sade ve basit kalmış ayrıca önce kitaplarında olduğu gibi soluk soluğa değilde cinayeti işleyeni kolayca tahmin edebildiğim bir kitap onun için polisiye tarzı okumaya başlayacak olanlara başlangıç kitabı olabilir.Son olarak şunu belirtmek isterim yazarın kitaplarında en beğendiğim özelliği olan edebiyat, sanat,kitap ve tarih adına güzel bilgiler yer almasıdır.
    Keyifli okumalar dilerim :)
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    592 syf.
    ·9 günde·10/10 puan
    Merhabalar Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün biyografisini ele alan Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu eser objektif ve tarafsız bir şekilde muhteşem bir üslupla yazılmıştır.Kitap üç bölümden oluşmaktadır;
    Osmanlı İmparatorluğunun gerileyiş ve çöküşü,Kurtuluş Savaşı,Türkiye Cumhuriyetinin Doğuşu ve Yükselişi.Atatürk’ü her yönüyle ele alan ve Türkiye Cumhuriyeti için yaptıkları anlatılmaktadır.Kitabı okurken o döneme gidip olayları da iyi anlayacaksınız.Bunu da belirtmek isterim Atatürk adına yazılan kitaplar arasında en kapsamlı ve en bilgilendirici eserlerindendir.Bilinmeyen kolay kolay da hiç bir yerde bulamayacağınız ayrıntılarla dolu muhteşem bir eser.Bu eser bize tarih derslerinden anlatılıp klasikleşmiş bilgilerden ziyade o dönemin gerçek hayaliyle sanki kamera arkası gibi bir kitap.İngiliz bir yazarın gözünden Atatürk ve Kurtuluş Mücadelemiz. Atatürk, dünya tarihine adını altın harflerle yazdırmış bir önder, bir fikir adamı ve bir devlet adamıdır. Bu kitapta Atatürk'ün büyük dehası yanında, ete kemiğe bürünmüş kişiliği, kimi insani zaafları, kaygıları, korkuları da anlatılmıştır.Bu kitabı okumanızı tavsiye ederim ayrıca Falih Rıfkı Atayın Çankaya kitabı ve Şevket Süreyya Aydemir'in Tek Adam Kitabınıda okumanızı tavsiye ederim.
    En beğendiğim alıntılardan biri ;
    “Çünkü her ölümde bir hayat gizliydi.”
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    382 syf.
    ·10/10 puan
    -Atatürk'e, düşmanlarından bir bayan, bir yabancı gazetede ''sokak çocuğu ve zalim'' diye yazılar yazmak küçüklüğünü göstermişti. Bir gün Yat Kulüp'te Atatürk, arkadaşlarına bu yazıdan söz ederek demiştir ki :
    ''Benim için 'sokak çocuğu ' diye yazmış... Ben pek küçük yaşta yatılı bir öğrenci olarak okullara girmedim. İdadi'den Harp Okulu'na, oradan da orduya hizmete gittim. Sorarım sizlere, benim sokakta oynamaya vaktim mi vardı ? Bana 'zalim' diyormuş... Ben eğer bu vatana ihanet eden birkaç adamı mahkemeye vererek, kanun çerçevesinde bu adamların cezalarını bulmalarını sağladımsa, bunun sebebi Türk milletine duyduğum sevginin onlara duyduğum sevgiden daha daha büyük olmasıdır... Bu nedenle Türk milletine onların zararlı vücutlarını feda ettim...'' demiştir.
    ...
    Kitabın incelemesine geçmeden önce bu güzel ve anlamlı anıyı paylaşmak istedim.Tek Adam Şevket Süreyya Aydemir’in uzun bir araştırma sonucunda 1963-1965 yılları arasında kaleme aldığı dünyada Atatürk üzerine yazılmış en iyi ilk biyografilerden birisidir.Serinin ilkinde Mustafa Kemal Atatürk’ün özel hayatıyla merak edilenler yerine daha ziyade öğrencilik ve askerlik hayatına değinmektedir.İlk cildinde Atatürk’ün doğumundan çocukluk yıllarına ve ilk gençlik yılları olan 1919 yılına kadar olan süreyi kapsıyor.Kitap sayesinde doğru bildiklerimin yanlış olduğunu kitap sayesinde görmüş oldum.Mustafa Kemal’in fikirlerinin oluşmasında yaşadığı olaylar ve dönemin koşullarının etkili olduğunu bilmekle beraber yakın arkadaşlarının onun gibi idealist ve ileri görüşlü olmadığını da görmekteyiz.Ali Rıza Bey’in yaşadığı maddi zorluklar erken yaşta hayata veda etmesi,Mustafa’nın üvey babasıyı kabul etmemesi,okul hayatı,ilk tayin yeri olan Şam’da yaptığı cesur çalışmaları,asker hayatının en zorlu kişisel mücadelesini Enver Paşa ile yaşamıştır.Enver Paşa Mustafa Kemal’in Çanakkale’deki büyük başarısına rağmen ismini gölgede bırakmaya çalışmıştır.Siyasi ve askeri mevzulardan uzak tutabilmek içinde uzak yerlere tayin edilmiştir.İlk görev yeri olan Şam’dan kaçıp selanik ordusuna inkılaplar başlatmak istemesiyle önceden ne kadar cesur olduğunu göstermişti.Kesinlik tavsiye ederim okuyun ve okutup.Atamızı daha iyi anlamak için daha fazla okuyup çalışmalıyız.Sonsuz minnetle...
    Keyifli Okumalar Dilerim
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    520 syf.
    ·10/10 puan
    Yılmaz Özdil’in son kitabı olan Mustafa Kemal’i okuduktan sonra Atatürk’e olan hayranlığım bir kez daha arttı çünkü kitap o kadar realist bir bakış açısıyla ve kusursuz bir üslupla yazılmış.Kitabı okurken Atatürk’ü daha ayrıntılı ve doğru anlayacaksınız.Ulu Önder Mustafa Kemal’i anlatan en iyi okuduğum eser Çankaya eseriydi.En son olarak ise İlber Ortaylı’nın Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü okumuştum o eserde daha çok başkomutan olarak ele alıyordu bu eserde ise halkçı bir deha’nın tüm ayrıntıları anlatılıyor.Kitabı okurken aynı ortamlarda bulunuyormuşsunuz gibi oluyorsunuz gerçekten dünyada bundan daha güzel bir şey olamaz.Kitabı bitirdikten sonra keşke kitap hiç bitmeseydi mütemadiyen devam etseydi diyeceksiniz...
  • DrKitapsever tekrar paylaştı.
    DrKitapsever
    DrKitapsever Mustafa Kemal Atatürk Mücadelesi ve Özel Hayatı'ı inceledi.
    560 syf.
    ·10/10 puan
    Merhabalar Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü anlatan Atatürk Mücadelesi ve Özel Hayatı.İpek Çalışların diğer eserlerinde olduğu gibi biyografi tarzında yazılmış.Yazarın daha önce kalem aldığı eserlerden olan Latife Hanım ve Halide Edip’i beğenerek okumuştum.Bu eserinde de özel bir titizlikle ve emekle hazırlandığı mükemmel bir eser.Bu eser sayesinde Atatürk’ün bayanlara saygısının Babası Ali Rıza Bey'in Zübeyde Hanım'a muamelesi hiç ezdirmemesi ve saygısını görerek büyüğünden geldiğini öğrendim.Atatürk’ü anlatan eserlerden farklı olarak bu eserde yazarımız bayanların bakış açısından ele almış yani Makbule Hanım,Annesi,Latife Hanım,Halide Hanım ve savaş muhabiri bayanların.En beğendiğim yönü kitap dipnotlar, referanslarla, her konu bir belgeye ve ıspata dayandırılarak anlatılmış ve doğru bilinen yanlışlara da yer vermiştir.Son zamanlarda Atatürk’ü anlatan eserler arasında en beğendiğim ve feyz aldığım eser oldu.
    Keyifli Okumalar Dilerim
Pratisyen Hekim
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi
Erkek
90 kütüphaneci puanı
9052 okur puanı
01 Eki 2018 tarihinde katıldı.

İkinizin de okuduğu 2 kitap

  • Denemeler
  • Çocukluğun Soğuk Geceleri

Okuduğu kitaplar 2454 kitap

  • Émile
  • Tristram Shandy
  • Fikirler Tarihi - Ateşten Freud'a
  • Ateş ve Kan
  • Dostlukla
  • Pasajlar
  • Ressamlar Yaşamları ve Eserleri
  • Beowulf
  • Özgürlüğün Son Oğlu
  • Mizanü'l - Hakk Fi İhtiyari'l-Ehakk

Kütüphanesindekiler 18 kitap

  • Mezuniyet Sonrası ve Mecburi Hizmet
  • Nöroloji Temel Kitabı
  • Tıp Tarihi
  • Lange Temel Histoloji Çalışma Kartları
  • Her Yönüyle Anatomi
  • Tıbbi Fizyoloji Klinik Anlatımlı
  • Tıp Terimleri El Sözlüğü
  • Farmadex Güncel İlaç Rehberi
  • Tıbbi Biyokimya
  • Bir Makalenin Anatomisi

Beğendiği kitaplar 3 kitap

  • Farmadex Güncel İlaç Rehberi
  • Mezuniyet Sonrası ve Mecburi Hizmet
  • Tıp Tarihi

Beğendiği yazarlar 12 kitap

  • J. R. R. Tolkien
  • Irvin D. Yalom
  • Stephen King
  • José Saramago
  • Yaşar Kemal
  • Lev Tolstoy
  • Nazım Hikmet Ran
  • William Shakespeare
  • Franz Kafka
  • Albert Camus
Okur takip önerileri
Daha fazla