DrKitapsever profil resmi
Pratisyen Hekim
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi
Erkek
90 kütüphaneci puanı
7327 okur puanı
01 Eki 2018 tarihinde katıldı.
  • DrKitapsever paylaştı.
    88 syf.
    ·9/10
    -Ah,evet insan zorda kalınca öğreniyor,
    bir çıkış yolu bulmak için öğreniyor,
    o zaman hiçbir şey takmadan öğreniyor !
    Kendini kontrol etmek için kamçıdan yardım oluyor,benliğinde başkaldıran bir nokta mı var,kendi etini doğruyor.
    ...
    Bir Köy Hekimi eserini Franz Kafka hukuk eğitimini bitirip avukatlık stajını yaparken edebiyatla tanıştıktan sonra çıkardığı öykü türündeki eseridir.14 öyküden oluşmaktadır sırasıyla ; Yeni Avukat,Bir Köy Hekimi,Galeride,Eskiden Bir Yaprak,Kanun Önünde,Çakallar ve Araplar,Maden Ocağını Ziyaret,En Yakın Köy,İmparatorun Haberi,Evin Beyinin Tasası,On Bir Oğul,Kardeş Katili,Bir Düş ve Akademi İçin Bir Rapor yer almaktadır.Aralarında Bir Düş,Bir Köy Hekimi ve On Bir Oğul adlı öykülerini beğendim.Kitapta felsefik nitelik taşımaktadır ayrıca anlatıları tam olarak anlayabilmek için beyin jimnastiği yapmanız gerekmektedir.Diğer eserlerinde olduğu gibi uzun uzun düşündüren ve araştırmaya sevk etmektedir.Üslup olarak mecazi anlamlı sözcükleri başarılı bir şekilde kaleme almıştır.Bir Köy Hekimi eserini okuduktan sonra öykünün Çehov tarzı yani durum öykü tarzında yazıldığı ve bizim edebiyatımızda bu tarzın en iyi temsilcilerinden olan Sait Faik Abasıyanık’ın öykülerini okur gibi hissettim.Son olarak şunu da belirtmek isterim bu eser sayesinde Hasan Ali Toptaş’ın eserlerinden neden atlara yer verdiğini öğrendim.Hasan Ali Toptaş söyleşi tarzı yazdığı bir eserdin de ayrıca Kafka’ya yer vermiştir.
    Tavsiye ederim
    Keyifli Okumalar Dilerim
  • DrKitapsever paylaştı.
    288 syf.
    ·10/10
    Günümüzde ilginç olan hangisidir ; şimdiki jenerasyonunun bakış açısı mı yoksa hayata daha ilk adımları atarken mutluluğun oyununu oynanmayacak kadar pembe olmadığı anlayabilmek mi ? Fakat mutluluk oyunlarını oynarken bazen hiçbir şeyin kalmadığını göreceğiz.Gerçekte Polyannacılık nedir ?
    İyimser olan bir insan aynı zamanda olayların gerçekçi gözlüklerle görmesine polyannacılık denilir pembe gözlüklerle görmesine oyunu oynamak için oynanan oyun değildir.Polyannacı olarak bilenen kişilerin ne gibi özellikleri vardır ; İyimser değil gerçekçidir,Esneklerdir yani değişime açıklardır,yaşamaktan keyif alırlar,özgüven sahibidirler,Empati yeteneklerine sahiptirler ve son olarak anlayışlı kişilerdir.
    ...
    Kitabın incelemesine gelecek olursam Pollyanna ismindeki küçük bir kız Newyork’un yakınlarında bir kasabada yaşamakta olan en kötü zamanlarda bile kendini mutlu hissetmeyi bilen ve çevresindeki asık suratlı insanlara nasıl mutlu olabileceklerini öğretmektedir.Küçük kız başka insanların da mutsuzluklarını mutluluğa dönüştürebilmek için çabalayan birisidir.Polyanna ilk başta annesini daha sonra mutluluk oyununu öğreten babasını kaybeder.Ailesinden kimse kalmadığı için teyzesinin yanına gider teyzesi annesi ve babasının aksine asık suratlı ve sinirlidir.Teyze gibi çevresinde öyledir.Burada sadece Jımmy isminde kendisi gibi yetim birisiyle tanışır.Polyanna bir kaza sonucu koltuk değneklerine mahkum olur bu durumda bile mutluluğundan hiçbir şey eksilmez.Polyanna’nın bu durumu çevresindeki Polly Teyzesi,Bay Pedlenton ve hatta kasabayı mutluluk oyunu oynamaya başlar.Polyanna kitabı ülkemizde tek kitap olarak basılsa da aslında iki ciltten oluşmaktadır ; ilk cildi çocukluk dönemini anlatırken ikinci cildi ise gençlik dönemini anlatmaktadır.
    Bunu unutmamalıyız ;
    Hayata hangi bakış açısıyla bakarsak baktığımız gibi ve hissettiğimiz gibi oluruz...
    Keyifli Okumalar Dilerim
  • 968 syf.
    ·3 günde·9/10
  • DrKitapsever paylaştı.
    343 syf.
    ·9/10
    Spoiler İçermektedir
    Aziz Nesinle tanışmama vesile olan ve en beğendiğim kitabı Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz roman olarak basılmadan önce radyo oyunu olarak yazılmıştır,sonra senaryo olarak en sonda şu an elimizde tuttuğumuz roman olarak basılmıştır.
    Kemal Sunal’ın unutulmaz tiplemelerinden Şaban gibi düşünün Yaşar’ı o kadar saf ve iyiniyetli ki hiç bir şey sorgulamayan her şeye inanan saflığından yer yer kendimizi tutamayıp sinirlendiğimiz var mı böyle bir şey diye düşünüyoruz.Evet Eğlence-Mizah tarzında yazılmış bir roman bazı yerlerde gülmekten yıkıldığımız anlarda oldu ;ama bildiğimiz gülmelerden değil hani ağlanacak halimize güleriz ya aynı onun gibi bir şey.Konu olarak başkahramanımız olan Yaşar’ın çocukluk yaşlarından beri almaya uğraştıkları nüfus kağıdını bir türlü alamazlar çünkü Yaşar Çanakkale’de şehit düşmüş olarak görünmektedir ama aslında şehit olan Yaşar değil babasıdır.Nüfus memurları ; “Bize ne,kağıtlarda böyle yazıyor bizden daha mı iyi bileceksin.” diyerek başlarından gönderirler.Yaşar nüfus kağıdı olmadığı için okula gidemez,askere gidemez,işe giremez ama babasının vergisi için yaşıyor görünür.Yani Yaşar gerektiğinde yaşıyor gerekmediğinde yaşamıyor.Yaşar’ın kendini bildi bileli sevdiği kızın haberi olmadan o kadar güzel seviyor ki işte gerçek sevmek böyle olur diyorsunuz.İş,Okul,Askerliğin olmağı gibi sevdiğine de parasızlıktan dolayı kavuşamaz.Yaşar artık dayanamaz bir gün ağzından çıkanı kulağının duymayacağı şekilde ağzına ne gelirse hükümete sayar söver ve bunun sonunda da hapsi boylar.Karakaplı Nizami bey isminde biriyle tanışır onun gibi olmaya çalışır ve çark döner Nizami Bey olarak hapisten çıkar.Hayat bize hep dersler çıkarmaktadır ama önemli olan dersleri farkedebilmektir.
    Dipnot : Bu eserinin yazılmasında yazarın soyadı öyküsüde etkili olmuş o da şöyledir ;
    1934 yılında soyadı kanunu çıktı. Herkes kendisine soyadını kendisi seçtiği için, insanların bütün gizli aşağılık duyguları ortaya çıktı. Dünyanın en cimrileri ‘Eli açık’, dünyanın en korkakları ‘Yürekli’, dünyanın en tembelleri ‘Çalışkan’ gibi soyadları aldılar. Her türlü yağmada hep sona kaldığım için, güzel soyadı yağmasında da sona kaldım. Bana, ortada böbürlenebileceğim bir soyadı kalmadığından, kendime ‘Nesin’ soyadını aldım. Herkes ‘Nesin’ diye çağırdıkça ne olduğumu düşünüp kendime geleyim istedim.
    Eh hayat ! Kimlere neler oluyor neler görüyor
    Yalan kim saf kalabilmiş ki
    Yaşar da saf kalabilsin...
    Keyifli Okumalar Dilerim
  • DrKitapsever paylaştı.
    1062 syf.
    ·10/10
    Kitabın incelemesine geçmeden önce ülkemizde neden dünya klasikleri ve orjinaline yakın şekilde basan yayınlar değilde sadeleştirilmiş halleri daha çok satılıp okunuyor ? Bünün birkaç nedeni vardır ; Maddi durum,bilinçsizlik ve kolaya kaçmaktır.Çünkü okullarda kitap okutulup özeti istenirdi böyle olunca da öğrenciler internette kolay bulunan özetleri yazıp veriyorlardı.Okullarımızda özet yerine kitapla ilgili düşünceleri alsaydılar daha etkili ve verimli olurdu.İkinci nedene gelecek olursak millet olarak kitap okuma alışkanlığımız yok olanlarda zorunluktan yada kolaya kaçarak okumaya çalışıyor.Son nedene gelecek olursak ülke olarak refah bir ülkede değiliz onun için dünya klasiklerini kuponlarla yada cep boyda satılan sadeleştirilmiş ve çeviri hatalarıyla dolu kitapları aldık ve dünya klasiklerinden soğuduk.Maddi imkanı olmayan okurlarımız halk kütüphanelerine gittiklerinde kaliteli kitaplar ve yayınlarını bulması baya zor.Kitap incelemesine geçecek olursam ;
    “Zamanımıza kadar yazılmış en iyi roman.”olarak nitelendirilen Anna Karenina kitabıyla Tolstoy’un gelmiş geçmiş en büyük ve soluksuz yolculuğuna çıktım.Kitap bittikten sonra kendimi bir boşlukta hissettim çünkü kitabın içerisindeki dünyaya o kadar dalmıştım ki sanki kitap bitince yeni bir dünyaya gelmiş gelmiş gibi oldum.Konu olarak sadece bir kadının yasak aşkı gibi etrafında uyarlanmış bir eser değildir.İçerisinde dönemine ait bir çok hikaye barındıran,psikolojik çözümlemelerle karakterleri ayrıntılı bir şekilde inceleyen muazzam bir eserdir.Konu olarak aşk,ölüm,evlilik,din,ahlaki çöküntü ve köylü kentli çatışması işlenmektedir.Yazar her kahramanı ilmek ilmek işlemiş ve karakterlerini olağanüstü bir şekilde oluşturmuş.Karakterleri okurken hep onların yerinde kendinizi koyarak onu okuyarak hissediyorsunuz.Özellikle karakterlerin iç dünyasına girmemiz ruh çatışmalarına,buhranlarını anlamaya çalışmak muazzamdı.
    Belki de Anna toplumdaki ahlaki çöküntü için sadece bir araçtı...
  • DrKitapsever paylaştı.
    272 syf.
    ·10/10
    Zübük denilince aklınıza ne gelir ? Ya da nasıl bir silüet belirmektedir hafızasında ?
    Benim aklıma biraz düşününce Kemal Sunal’ın başrolünü oynadığı siyasi bir hiciv filmindeki o güzel gülüşü gelmektedir.O zaman filmin verdiği mesajlardan daha çok Sunal’ın oyunculuğu etkilemişti.Zübük kelimesinin anlamına gelecek olursak böyle bir kelime türkçede yer almamaktadır Zübük; Halk arasında kendi çıkarları için her yolu mübah sayan kişi için kullanılan bir deyimdir. Kısaca menfaatçi, çıkarcı anlamlarında kullanılır.Aziz Nesin ile tanışmadan önce filmin kitaptan uyarlama olduğunu bilmiyordum romanı okuyunca filme olan düşüncelerim daha değişti.Çünkü kitaba bakınca yazar sadece kendi dönemini kapmamakta kendinden sonraki dönemleri de görürcesine yazmış.Kitabın çok bilinmese de ikinci ismi de vardır ; Kağnı Gölgesindeki İt.Kitapta her zaman geçerli olacak sosyoloji değerler yer almaktadır.Kitap kahraman bakış açısıyla ele alınmıştır.Başkahramanımız Türkiye’nin doğusunda yer alan bir ilçeye atanan Almanca öğretmenidir.Almanca öğretmeninin arkadaşına yazmış olduğu mektupta özellikle politikacıların yarattığı halk algısı üzerinde düşünceleri aktarmıştır.Arkadaşına ilk mektubunu baya ayrıntılı bir şekilde olacak şekilde 115 sayfa olarak yazılmıştır.Öğretmenin ilçeye ilk geldiğinde izlenimi halkın içinde olduğu yoksulluk ve pireyi deve yapan insanlar olduğunu görmüştür.Zübükzade İbrahim isminde köyde yaşan ancak köye sonradan gelen bir göçmendir.Bu değişik ismi babasından kalmadır.Zübükzade İbrahim ile halk konuşmaktan çekinmektedir.Kitap hakkında çok fazla ayrıntı vermek istemiyorum.Ancak şunu belirtmek isterim ki bir halkın nasıl yozlaştığını ve bir ülkenin kısır döngü içinde kendilerini tekrara düştüklerini göstermektedir.Şimdiki zamana gelecek olursak her şeyi görüp hiçbir ses çıkarmayan önemli olan benim işimi görmem gerisi mühim değil diyen insanlar yer almaktadır.
    Zübük’ü iyi anlayabilmek dileğiyle Kitapla Kalın
  • DrKitapsever paylaştı.
    224 syf.
    ·6/10
    Kitabın ismini ilk duyduğumda Sanat Güneşimiz Zeki Müren'in eseriyle aynı ismi taşıyan şarkısı aklıma geldi kitaba geçmeden o muazzam parçayı dinlemenizi tavsiye ederim.
    https://m.youtube.com/watch?v=Qo-GdG6_VbM

    Polisiye tarzı kitaplara genelde ön yargılıydım Ahmet Ümit'le tanıştıktan sonra polisiye tarzını sevme başladım ve elime geçtikçe okumaya çalıştım yazarın özellikle bu eserinden daha önce çıkarmış olduğu Kırlangıç Çığlığı kitabını çok beğenip okumuştum.Bu yeni kitabını da aynı beklentiler içinde aldım lakin diğer kitaplarında aldığım zevki alamadım çünkü bu kitabı polisiye niteliği tam olarak taşımadığını düşünüyorum katiller olayın içinde polisin tahmin ettiğini ve gelişecek olayları tahmin edebiliyorsunuz.Kitaba gelecek olursam ;
    Ahmet Ümit'in diğer kitaplarında olduğu gibi bu eserinde de başkomiser Nevzat,Ali ve Zeynep'in cinayetleri araştırırken başından geçen olaylara yer verilmiştir.Kitapta üç farklı olay yer almaktadır ; Aşkımız Eski Bir Roman,Overlokçu Kız,Sergey Nikolayeviçjerkovski'ye Ne Oldu.Üç olaydan son olanın öyküsü ilginç geldiği için daha çok beğendim.Ayrıca kitapta karmaşık cinayetlerin yanında toplumsal mesajlar ve sevmeyi bilmeyen insanların trajik sonları dikkatimi çekti.Yazarın daha önce yazmış olduğu kitaplarına göre çok sade ve basit kalmış ayrıca önce kitaplarında olduğu gibi soluk soluğa değilde cinayeti işleyeni kolayca tahmin edebildiğim bir kitap onun için polisiye tarzı okumaya başlayacak olanlara başlangıç kitabı olabilir.Son olarak şunu belirtmek isterim yazarın kitaplarında en beğendiğim özelliği olan edebiyat, sanat,kitap ve tarih adına güzel bilgiler yer almasıdır.
    Keyifli okumalar dilerim :)
  • 660 syf.
    ·3 günde·9/10
Pratisyen Hekim
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi
Erkek
90 kütüphaneci puanı
7327 okur puanı
01 Eki 2018 tarihinde katıldı.

İkinizin de okuduğu 2 kitap

  • Çocukluğun Soğuk Geceleri
  • Denemeler

Okuduğu kitaplar 2435 kitap

  • Nietzsche
  • Grup Psikoterapisinin Teori ve Pratiği
  • Mahşer
  • Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek
  • Çirkinliğin Tarihi
  • Üç Roman: Altın Maskeli Kral - Monelle'nin Kitabı - Düşsel Yaşamlar
  • Güncel Nöroloji Çalışmaları
  • Modern Tıp ve Etik - 1
  • Milletlerin Zenginliği
  • Çılgınlığın Ötesi

Kütüphanesindekiler 18 kitap

  • Mezuniyet Sonrası ve Mecburi Hizmet
  • Nöroloji Temel Kitabı
  • Tıp Tarihi
  • Lange Temel Histoloji Çalışma Kartları
  • Her Yönüyle Anatomi
  • Tıbbi Fizyoloji Klinik Anlatımlı
  • Tıp Terimleri El Sözlüğü
  • Farmadex Güncel İlaç Rehberi
  • Tıbbi Biyokimya
  • Bir Makalenin Anatomisi

Beğendiği kitaplar 3 kitap

  • Farmadex Güncel İlaç Rehberi
  • Mezuniyet Sonrası ve Mecburi Hizmet
  • Tıp Tarihi

Beğendiği yazarlar 12 kitap

  • J. R. R. Tolkien
  • Irvin D. Yalom
  • Stephen King
  • José Saramago
  • Yaşar Kemal
  • Lev Nikolayeviç Tolstoy
  • Nazım Hikmet Ran
  • William Shakespeare
  • Franz Kafka
  • Albert Camus
Okur takip önerileri
Daha fazla