En son ne zaman hayal kurdun? Ne zaman ölümsüz hissettin kendini en son? Benim yaşamam gereken hayat buymuş be dedin? Hep başkalarının hayatlarını izlemekle geçmiyor mu günlerin? Ya hayallerimi yaşıyorlar resmen demiyor musun hep? Peki ne duruyorsun? Sonsuza kadar yaşayacağını mı zannediyorsun? Ya da 80 yaşında falan öleceğini mi? Bugün evden yirmi dakika daha geç çıksan bir kaza geçirecektin belki. Belki bir yıl sonra o çok sevdiğin şeyi yapamayacak duruma geleceksin. O zaman keşke daha önce yapsaydım demek hoşuna gider miydi? Evet belki 80 yaşına kadar yaşayacaksın ama hayalin çoktan öldü bile. Ve sen hayalini ertelemenin pişmanlığıyla kalakaldın. Neyden korkuyorsun? Sahi nedir seni geri iten? Ölüm korkusu? Ailen? Kötü bir şey yaşamaktan korkman? E hayat bu, elbet kötü bir şeyler yaşayacaksın. Onlar olmasa iyi günlerin ne önemi kalır. Kötü bir şey yaşadım diye sere serpe yere yatıp ölmeyi beklemeyeceksin herhalde. Ne yaşarsan yaşa kalkıp baştan başlayacaksın. Belki sevdiklerini yitireceksin. Belki şu ankinden bambaşka bir hayatın olacak. Ama nerden biliyorsun daha mutlu olmayacağını. İlla yeni insanlarla tanışman gerekmez. Kendi kendine yaşaman gerekiyordur belki senin. Yapmaktan hoşlandığın şeylere odaklanman, azimle çalışman, hayalinin peşinden gitmen. Hayatta her şey bir tercih. Unutma o kararı sen verdin. Bu yaşamı sen seçtin. Eğer dağılırsan tek tek toparlanacak olan da sensin. Bu senin hayatın. Sen hayatın ta kendisisin.
Gerçek adı Aleksey Maksimoviç Peşkov olan yazarımız, 19 yaşında ‘acı’ anlamına gelen Gorki soyadını almış. Biyografisini okuyanlar ne kadar anlamlı olduğunu anlayacaktır.
Ana romanı, sosyalist gerçekçi akımın en önemli temsillerinden. Hatta kitabı Lenin’in isteği üzerine yazmış Gorki.
Dinine bağlı, hem kocası hem toplum tarafından yapılan baskılara sesini çıkarmayan Pelageya’nın, oğlunun düşünceleri ve öğretileri ile nasıl dönüştüğünün hikayesi. Acılarla dolu ama öte yandan umut vaadeden bir pencere. Dünyanın değişebileceğine, hakkını savunanların, birlik olanların kazanacağına dair umutlandırıyor. Gerçek olaylardan alınmış karakterlerin olması, işçi ve burjuva kesimindeki o zalim uçurum, durumu kabullenmeyip kitaplar okuyup sürekli öğrenme ve toplumu iyileştirme çabasında olanlar Gorki’nin kaleminden çok iyi aktarılmış. Ergin Altay çevirisi ile de harika bir çeviri olmuş, çok akıcı bir okuma oldu benim için.
Youtube kanalım: youtube.com/user/ayseum
AnaMaksim Gorki · Can Yayınları · 202534,3bin okunma