Hümeyra

Toplumun genel yapısına ve ruh haline baktığımızda fertler kabalaşmış, incelikler kaybolmuş, gardlar alınmış, "Nasıl yaparım da yumruğu yemem." tarzında bir iç muhasebeyle ilişkiler saldırgan bir şekil almaya başlamış. İnceler incesi toplumdan eser yok sanki! Biz vardık. Şimdi o biz nerede? "Efendim sabah-ı şerifleriniz hayrola, afiyettesiniz İnşaAllah?" "Peder Efendi iyiler mi?" "Efendim kerimeniz, ya mahdum o nasıl efendim? Gibi hoş ve nazenin temennilerle güne başlar ve bu tatlı temenniler sokaklarımıza ılık bir meltem gibi yayılırdı. Yitirdiklerimiz ve bu şirazeden çıkış için pek çok sebep gösterilebilir ama bir yetersizlik ve ihmal var ki bu kara tablonun en müessir sebebi sayılmalıdır. O da; öngördüğümüz eğitim tarzıdır.
Sayfa 167 - KUBBE·Kitabı okuyor
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Abdülkadir Geylani; "Alemde hiçbir şeyi çirkin görme. Zira o çirkin gördüğün şey çirkinlik değil, o misalsiz güzelliğin kemalini bildirmek için yaratılmış izafi bir güzelliktir." ✨
Evet, her zafer bir kurban ister. Her nimetin bir külfeti vardır. Bütün fetihlere, şehadet şerbetine aşık mücahidler vesile olmuşlardır. Keza bütün muvaffakkiyet sabahları, muzdarip çileli gecelerin ve seherlerin eseridir. Mesele; bizim neyimizi ne zaman, ne kadar kurban ettiğimizdir. Ve zafere liyakat kazandıracak kemalat ve salahate erişip erişemediğimizdir. Fedakarlıktan kaçmayalım! Canların canı uğruna kurban edelim nefsimizi ve malımızı! Gerekirse de canımızı! Unutmayalım ki; güneş, yıldızlar batmadan doğmaz!
Sayfa 163 - KUBBE·Kitabı okuyor
Yıl 1915 savaşa katılmak üzere gelen gençlerden birinin saçının bir kısmı kınalıdır. Yüzbaşı sorar; " Oğlum erkek hiç kınalanır mı?" "Buraya gelmeden önce anam kınalamıştı komutanım!" der. Fakat çocuk sebebini bilmediği için anasına mektupla sorar. Annesinin cevabı şöyledir, "Oğlum Hasan! Yüz başına söyle bizim köyde kurbanlık koyunlar kınalanır. Ben de evlatlarımın arasından seni vatana kurban adadım. Onun için saçını kınalım. Allah seni İsmail peygamberin yolundan ayırmasın."
Sayfa 162 - KUBBE·Kitabı okuyor
Ahmet Hamdi AKSEKİ diyor ki; Şanlı tarihimizde "Sırpsındığı" diye ün salmış olan muazzam hadise cihanın malumudur. Tuğyan edip taşmış bir sel gibi Meriç ovasını kaplayan yüz bin kişilik bir düşman ordusunun karşısına dört bin süvari ile karşı çıkan Kahraman Komutan Hacı İlbay vardı. Bire yirmi beş olan bu üstün kuvvet karşısında yılgınlık göstermeden geceleyin düşündüğü bir planla tatbike geçti. Bu muntazam orduya karşı askerleriyle, her taraftan arşıalaya yükselen 'Allah Allah' sedalarıyla birden hücuma geçmiş ve birkaç saat içinde o muazzam oradan geriye leşlerle, çadırlardan başka bir şey kalmamıştı. "Yine Hoca anlatıyor; 1. Cihan Harbi'nde, Bağdat cephesinde Yüzbaşı Muzaffer bey üstün düşman kuvvetleriyle savaşırken yaralanıp düşüyor. Artık Muzaffer Bey son nefeslerini yaşıyor ve konuşamıyorum. O anda cebinden bir zarf çıkarıp kanıyla bir tarafına zar zor şunları yazıyor; `Kıble ne taraf?' Askerler bunun ne demek istediğini anlıyor ve hemen kıbleye çeviriyorlar. Bundan sonra zarfın öbür tarafına şunu yazıyor,' Bölük savaştan yılmasın ve intikamımı alsın. Altında da 'Eşhedü Ella İlahe İllallah Ve Eşhedü Enne Muhammeden Abdühü ve Rasulühü' yazıyor ve ruhunu Allah'a teslim ediyor. "
Sayfa 162 - KUBBE·Kitabı okuyor