Toplumun genel yapısına ve ruh haline baktığımızda fertler kabalaşmış, incelikler kaybolmuş, gardlar alınmış, "Nasıl yaparım da yumruğu yemem." tarzında bir iç muhasebeyle ilişkiler saldırgan bir şekil almaya başlamış. İnceler incesi toplumdan eser yok sanki!
Biz vardık. Şimdi o biz nerede? "Efendim sabah-ı şerifleriniz hayrola, afiyettesiniz İnşaAllah?" "Peder Efendi iyiler mi?" "Efendim kerimeniz, ya mahdum o nasıl efendim? Gibi hoş ve nazenin temennilerle güne başlar ve bu tatlı temenniler sokaklarımıza ılık bir meltem gibi yayılırdı. Yitirdiklerimiz ve bu şirazeden çıkış için pek çok sebep gösterilebilir ama bir yetersizlik ve ihmal var ki bu kara tablonun en müessir sebebi sayılmalıdır. O da; öngördüğümüz eğitim tarzıdır.