Yabancı, bir insanı öldüren, suçtan daha çok gerçek duygularını dile getirerek toplumun istediği kalıba girmeyi reddeden Meursault aracılığıyla 20. Yy. insanının içine düştüğü yabancılaşmanın anlatıldığı bir Albert Camus kitabı..
Mersault hayatın gerçekleri karşında çaresiz ve hayatı anlamlandıramayan,kimlik karmaşası yaşayan bir birey. Anlamsızlık hayata ve sorunlara karşı bir kayıtsızlık hali yaratmıştır onda. Bu da topluma yabancılaşmayı ve toplumdan kendini ayrı görmeyi getiriyor.
Hiç kimse hayata karşı anlamını bu derece yitirmemeli, en iyi ihtimalle sahip olduğumuz misyonu yerine getirerek bize ayrılan zamanı en verimli şekilde değerlendirmeli, kendimizi iyi tanıma yoluyla hayata ve mutlu olduğumuz anlara sımsıkı sarılmalıyız. İnsanoğlu varolan aklı ile sorgulayıp zaman zaman da yabancılaşma buhranına elbette düşecek...
"Geçirmiş olduğum bu saçma, boş hayat boyunca geleceğimin derinliklerinden ve henüz gelmemiş yılların arasından karanlık bir soluk bana doğru yükseliyor; bu soluk, geçtiği yerde, yaşadığım yollardan daha gerçek olmayan o gelecek yıllar için vaat edilen bütün şeyleri aynı hizaya getiriyordu."