İnsanlar o kadar çok korkmasalar, uçan kuştan, gölgelerinden bile ürkmeseler, kahramanlığı, yürekliliği bu kadar yüceltirler miydi, yürekli sandıklarını tanrıların yerine koyarlar mıydı, en korkak insan kendini en yürekli gösterip insanlarca baş tacı edilir miydi?
Ancak sürekli acı çekmiş insanların, acıya dayanmışların yüzleri böyle olur. Bir tepeden tırnağa acıya keser, bir ağız dolusu gülerler, ömürlerinde yanlarından acı geçmemiş gibi..
Sümerli Ludingirra, aslında bir öğretmen ve şair.. Yaşlanınca halkına ve kendine dair anıları yazıyor. Muazzez İlmiye Çığ hoca ise bu kil tabletlerden yola çıkarak Sümerlerin geçmişine ışık tutacak , herkesin anlayabileceği şekilde bir bilimkurgu kitap yazıyor.
Sonuç olarak Sümerli Ludingirra sayesinde Sümerliler 4 bin yıl önce yaşamış olsalar da insanların alışkanlıklarının, yaşayış biçimlerinin, hayattan beklentilerinin büyük ölçüde değişmemiş olduğunu görüyoruz. Bu yüzden kitabı okurken heyecanım hiç kaybolmadı. Sürükleyici bir kitap olduğunu düşünüyorum. 4 bin yıl önceki hayat hakkında önemli bir kaynak. Kadın – erkek ilişkileri, toplumda kadına bakış, dil ve kültür, hukuk ve adalet, inanışlar gibi birçok konuda bilgiler içeren bu kitap, “hem tümüyle yabancı hem de büsbütün tanıdık” bir dünyanın kapılarını aralıyor.
İnce Memed , erteleye erteleye çok geç kalmışım okumaya, kalem efendisinin eserini..Okumak mı bizatihi yaşamak mı bilemedim... İnsan öyle tesirinde kalıyor.
Türkiye sosyal ve kültürel tarihinde kök salmış bir duruma ışık tutuyor İnce Memed. Bazı tabaka insanların ortaya çıkışına da cesurca atıfta bulunuyor.
Gözlerinde ki ışıktan korkulası Memed ,ne zaman ki sorgulamaya ,düşünmeye başladı işte o zaman... Okuyun, okuyun ki içiniz ısınsın artık hergün biraz daha soğuyan bu coğrafyada. Sonra dersiniz bir Yaşar Kemal geldi geçti bu topraklardan....