Kişiliğimizin, kolay kolay yüzleşemediğimiz, başkalarının da pek umursamadığı yönlerine dikkat çekmeyi ancak bir sevgili başarabilir kurduğu samimiyetle.
Varoluşumuzu izleyen bir başkası olmadığı sürece gerçekte varolmadığımız doğrudur belki de, söylediklerimizi anlayacak biri olmadan doğru dürüst konuşamayız, yani meselenin özüne inecek olursak, sevilmiyorsak, tam anlamıyla yaşıyor olamayız.
Aşıklar uzun süre filozof kalamazlar, şüphe duymayı ve sorgulamayı beraberinde getiren felsefi dürtülere inanmak anlamına gelir bu. Aşıklar, yanılmış ama aşık olmayı, şüpheli ve aşksız olmaya yeğlemeliler.
"Bazı insanlar, aşkın varlığından habersiz olsalardı asla aşık olmazlardı," diye bir aforizması var La Rochefoucauld'nun; tarih onu haklı çıkarmıyor mu?