Umut ÇELİK

Umut ÇELİK
@Hoope
Instagram: umutcelik783
İyi geceler. Kaybettiklerimize üzülürüz de, hiç elde edemediklerimize nasıl üzülürüz? İnsan ne garip. Rabih Alameddine şöyle der: "İnsan hiçbir şeyin kaybını, ‘olabilirdi’lerin kaybı kadar derinden duyumsamaz. Hiçbir nostalji, asla gerçekleşmemiş olan şeylere duyulan nostalji kadar acı vermez." Çok düşünmemek gerek.
Günaydın. Dünyanın düzeleceği var mı yok mu bilinmez ama bir asır geçse de bazı şeyler hiç değişmiyor. Karanlığın Yüreği'ndeki gibi hissediyoruz: "Gördüğüm şeylere karşı, elimden bir şey gelmediği için kendimden nefret ettim, duyulmayan sesimden, delirmeyen aklımdan nefret ettim." Bir tuhaf zamana denk geldik, yaşıyoruz.
Günaydın. Hatırlamak ne tuhaf, kimi zaman ceza kimi zaman bir armağan. Ne kadar uzaklaşmak istesek de iyisi de kötüsü de bir kere kazındı mı zihnimize, ömür boyu taşıyacağız demektir. "Deniz Canavarları"ndaki o an gibi: "...anıları ne kadar uzak tutmaya çalışırsanız çalışın mesafeler aşınır, kumdan kaleler yıkılır." Demek ki anılarla da barışacağız.
İyi geceler. Bell Hooks, "Hep Aşka Dair"de şöyle der: "Hepimiz yara alırız. Büyük çoğunluğumuz sevgiyi tattığımız yerden yaralıyızdır. Bu yarayı çocukluğumuzdan yetişkinliğimize, hatta yaşlılığımıza kadar taşırız." Ne acıdır, bir ömür bir yarayı taşımak.
İyi geceler. "Genç Bir Doktorun Anıları"nda kalmış gibiyiz: "Bir yıl daha geçti, yeni bir yıl daha geçecek ve bu da geçen yıl gibi bir yığın sürprizle dolu olacak. Demek ki öğrenmeye boyun eğmek gerekiyormuş." Daha fazla sürprizi kaldırabilir miyiz emin değiliz.