İlk önce romanımızın isminde geçen kelimeleri açıklayayım
Turfanda: Mevsiminden önce veya mevsimin basında yetişen meyve ve yeni ortaya çıkan anlamlarına gelmektedir.
Turfa: Tuhaf karşılanan, yadırganan demektir.
Kitabın önsözünde Mizancı Murat kitabın adının bilerek seçildiğini söyler. Hikayenin içinde tasvir olunan şahıslardan Mansur, Zehra, Fatma, Mehmet, Ahmet Şunudi' nin "ilerde çoğalacak benzerlerinin ilk önceleri, yani 'turfanda'ları mıdır yoksa kimsenin beğenmeyeceği cemiyet düşkünleri, yani 'turfa'ları mıdır?" diyerek biz okurlara soru sorar ve romanımız başlar.
Kitabı okumaya başladıktan sonra ve başkahramanların tüm özelliklerini gördükten sonra Turfanda Mı Yoksa Turfa Mı? olduklarını anlıyorsunuz. Kitaba başlamadan önce yazarın böyle bir soru ile bizi kitabın içine alması bana öğretmenlerimizin derse başlamadan önce ilgimizi çekmek için sordukları akıl yorucu, eğlenceli soruları hatırlattı. Mizancı Murat da zamanında Mekteb-i Mülkiye ( Siyasal Bilgiler Fakültesi) 'de öğretmenlik yaptığı için acaba öğrencilerine de derse başlamadan önce böyle ilginç sorular soruyor muydu diye düşünmeye başladım.
Bence başkahramanlarımız mevsiminden önce yetişen birer meyveler. Günümüz de yaşasaydılar Mansur, Zehra, Mehmet, Fatma, Ahmet Şunudi ile kesinlikle tanışmak isterdim. Eminimki ülkemizim gelişmesi için ellerinden gelen her şeyi yine yaparlardı.