HRU

HRU
@Hrnvcn
Eğer gerçekten Hak âşkı isen, Hak kelâmını kul kelâmına her zaman ve her yerde tercih et. Eğer Hakkı seviyorsan, her hal-ükârda Onunla ol ve O'nu kendinde bul... Kalbinden, Ondan gayrı hiçbir muhabbeti koyma.. Daima, O'nun rızasına talip ve cemaline ragıp ol. -Muhammed Muzaffer OZAK
Sırça Köşk, Sabahattin Ali’nin kısa ama sarsıcı bir alegoriyle iktidar, sömürü ve halkın bilinçsizlik hâlini anlattığı güçlü bir metindir. Yazar, gösterişli bir cam köşk üzerinden sahte refahı ve halktan kopuk yönetimleri eleştirirken, asıl sorumluluğu da okurun önüne koyar: Çünkü köşkü inşa edenler de, onu ayakta tutanlar da halkın kendisidir. Köşk yıkıldığında her şey bitmez; geriye geç kalmış bir uyanış ve geri dönmeyen kayıplar kalır. Bu yönüyle Sırça Köşk, yalnızca yönetenleri değil, susanları da sorgulayan zamansız bir metindir.
“İnsan, en çok sustuğu yerde yaralanır.” “Yalnızlık, insanın içine çöken en ağır yorgunluktur.” “Bir kuş tek kanatla uçamaz ama düşmekten de vazgeçmez.” “Korku, insanın kalbinde kök salarsa cesaret yetim kalır.” “İnsanı ayakta tutan şey umut değil, direnme alışkanlığıdır.” “Bazı acılar konuşulmaz; yaşanır ve içte büyür.”
> “Delilik, bazen gerçeğe fazla yaklaşmaktır.” Toplumun aklıyla değil,
Güz Geldi Ömür Hanım!