Bülbülü Öldürmek, Harper Lee tarafından kaleme alınmış çok güzel bir eserdir.. Roman, Scout adındaki anlatıcı karakterimiz, abisi Jem, yakın arkadaşları Dill ve mesleği avukat olan babaları Atticus’un hikayesini konu edinmektedir. Daha çok bu şahıslar vasıtasıyla ırkçılık (siyahiler ve beyazlar), adalet, eşitlik, cinsiyet, özgürlük, ayrımcılık ve büyümenin vermiş olduğu olgunluk ya da değişiklik gibi hassas konuları içermektedir. Yazarımız bunları ele alırken araya gizem serpiştirmeyi de ihmal etmemiştir. Olaylar her ne kadar sade anlatılmış olsa da çok etkili bir dille ele alınarak yazılmıştır. Aynı zamanda hikaye 1930'lu yılları anlatsa da günümüz hayatına dair pek çok ize rastlamak mümkün. Eseri okurken duygulanacağınız çok yer olacak. Özellikle de küçük bir çocuğun anlatımı olması bunu durumu ikiye katlamıştır. Baba ve çocukları arasındaki bağ, sevgi, saygı ve öğütler muhteşem. Aynı zamanda üç çocuk karakterimizin arasındaki arkadaşlık, iki kardeş olan Scout ve Jem'in arasındaki kardeşlik bağı ve sevgisi çok masumane bir şekilde biz okurlara sunulmuştur. Tabi tüm bu güzellikler arasında zaman zaman kızacağınız bazı yerler de olacaktır. Şunu söyleyebilirim ki romanı okurken altını çizeceğiniz satır sayısı ve ders çıkaracağınız yerler de fazlasıyla olacaktır. Kısacası bitmesini istemediğim sayılı kitaplardan biriydi. Sizin de seveceğinizi umut ediyorum ve rahatlıkla tavsiye ediyorum. Şimdiden iyi okumalar. “İstediğin kadar saksağan vur vurabilirsen ama unutma, bülbülü öldürmek günahtır.”