Dünyada bu kadar acı olabileceğini hayal etmemiştim. Kendi daracık kabuğuna kapanmış bir dalyangoz gibiydim ve dışarıda uzanan büyük, kalabalık dünyayı ancak şimdi görmeye başlıyordum.
Onu gerçekten sevmediğini şimdi anlamıştı.Sevdiği şey Ruth değil, idealize ettiği, kendi kafasında yarattığı uhrevi bir şeydi; kendi aşk şiirlerindeki ışık saçan ruhtu.Hakiki Ruth’u sınıfının tüm kusur ve zaaflarını taşıyan, o sınıfın psikolojisinin umutsuz sınırlarıyla kısıtlanmış burjuva Ruth’u hiç sevmemişti.