Hüray Bzbyk

Hüray Bzbyk
Olamamanın ve tam bulamamanın içime yerleştirdiği huzursuzluğu da hiç bir şey dağıtamıyordu.
KOÜ / İlahiyat Fakültesi ~~ HİTÜ / İslam Tarihi ve Sanatları YL
Ankara
473 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Osmanlılar, İslam dünyasında giriştikleri büyük fetihler sırasında bile, aynı anda Avrupa'daki sınırlarını genişletme çabalarından geri durmamışlardır. 17. yüzyıla dek Osmanlılar, bu sınırda hâlâ saldırı durumundaydılar; 1669'da Girit'i Venediklilerden, 1672'de Podolya'yı Polonyalılardan aldılar. 1683'de Viyana'yı kuşattılar. Gerçekte yalnızca Avrupa'daki topraklarıyla ilgili olduğu halde "Osmanlı İmparatorluğu'nun parçalanması" adı verilen yavaş, adım adım çözülme sürecinin başlaması ise, ancak 1699 Karlofça barışı ile olmuştur. Ne var ki, imparatorluğun tümünün çapıyla karşılaştırıldığında haritada küçük görünseler de, Avrupa'da yitirilen toprakların, bütün üzerinde derin izler bıraktığı ve Avrupa'da aldığı yaralardan hemen sonra imparatorluğun gerilemeye ve çöküşe gittiği yorumu haklı olarak yapılmıştır. Gene de, bu gerilemenin hızlı olmadığını söylemeliyiz. Bu süreç, ancak 19. yüzyılda hız kazanmış ve 20. yüzyılın başında da sona ermiştir. Nihai çöküşün, Balkan Savaşı sonucunda Avrupa'daki toprakları neredeyse tümünün kaybından hemen sonra gerçekleşmiş bulunması da son derece anlamlıdır.
Sayfa 11 - Pencere Yayınları·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme Tarih
Aralarında gelenek, dil, kültür ve menşe' bakımından birçok fark olan Osmanlı Yahudileri, daha önce büyük işkence ve baskıya maruz kaldıkları milletlerden tevarüs ettikleri kültür mirasını korumak için, anlaşılmaz bir şekilde taassup gösteriyorlardı. Her topluluk, kendi gelenek ve göreneklerine toz kondurmuyor, kendi uygulamalarının dinlerine en uygun olduğunu ileri sürüyordu. Evlilik konusunda, litürji konusunda, yiyecek-içecek konusunda, aralarındaki farklılıklar, birçok meselenin çıkmasına neden oluyordu. Yiyecek içecek konusundaki farklı anlayışlar yüzünden, değişik menşe'lere mensup Yahudi cemaatler, bir arada yemek yemede bile güçlük çekiyordu. Hepsinin İttifak ettiği hususlar; Rabbani geleneği devam ettirmeleri ve ibadet dili olarak İbraniceyi kullanmaları idi. Osmanlı Devleti'nde, geniş bir hoşgörü ortamında yaşayan Yahudiler, hakimiyeti altında yaşadıkları milletin dilini bile konuşmaya gerek duymuyorlardı. Onlar, Osmanlı Devleti'nin son zamanlarına kadar, Türkçe konuşmaya ihtiyaç hissetmemişlerdi. Ancak, 1900 yılında, Osmanlı Devleti içinde kendilerini yalnız hissetmeye başlayan Yahudiler, 29 bir komisyon kurarak, "Millet" olarak, Türkçe öğrenmeye başlamışlardır.
Sayfa 90 - Berikan Yayınevi·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme-Insan ve Toplum
Osmanlı Devleti'ndeki Yahudileri, genel olarak iki grupta ele alabiliriz.Bunlardan birincisi, Rabbani Yahudilerdir. Rabbani Yahudiler, Yahudi bilginlerin Tora'nın yorumlarından oluşan Talmud'u kabul ederler. Bu Yahudiler, Talmud'u kabul etmeyenleri gerçek Yahudi saymazlar. Osmanlı Yahudilerinin ikinci grubu da sayı bakımından Rabbani Yahudilere göre çok az bir yekün tutan Karailerdir. Karailer, Tora yorumlarından oluşan Rabbani geleneği reddederler. Talmud'u, geçerliliği olmayan, Hahamların şahsi yorumlarından oluşan bir kitap olarak görürler. Tora'yı, dinî bakımdan tek geçerli belge ve Yahudiliğin temeli sayarlar.
Sayfa 86 - Berikan Yayınevi·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme-Insan ve Toplum
İstanbul'un fethedilmesiyle buradaki Yahudiler de Türklerin hakimiyetine girmiştir. Bu dönemden itibaren, Avrupa'nın çeşitli yerlerinde zulüm altında yaşayan Yahudilerden fırsat bulanlar, Osmanlı Devleti'ne göç etmeye başlamıştır. Çünkü Osmanlı Devleti zulme uğrayanların özellikle de Avrupa'da gettolara (*) mahkûm edilen zulme uğratılan, aşağılanan Yahudiler için sığınacak bir liman haline gelmiştir. Esas göç, 1492'de, İspanya'dan ve 1496'da da Portekiz'den Yahudileri sürme kararı alındıktan sonra başlamıştır. Bu tarihlerden itibaren Avrupa Yahudileri, kitleler halinde Osmanlı Devleti'ne göç etmeye başlamıştır. (*) Getto: Ortaçağdan itibaren Yahudileri, tecrit etme siyaseti çerçevesinde Avrupa'da Yahudiler için kurulan özel mahallelere verilen ad (Bkz. Sharon, Israil.... 189-190).
Sayfa 33 - Berikan Yayınevi·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme-Insan ve Toplum

Hüray Bzbyk

, bir kitap okudu
Puan vermedi·320 syf.·
49 günde okudu
·
2025 25. kitabı