Ben aşkı şiirlerde,romanlarda olduğu gibi bir parlak yaz gecesinin mehtabında başlayıp sabahında biten bir rüya adedenlerden değildim. Benim için sevmek bir başka insanın vücudundan,ruhundan bir parça hükmüne girmek,onunla beraber gülüp ağlamak ıstıraplarını paylaşmak demekti.
-Acımak...Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniyim. Evet,dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi ,insanlığımızın derecesini öğretir...