Dünyalılar tabii ki bu bitkiciklerin yaşam hakkını tanımıyor ve örneğin şöyle şeyler söylüyorlar: aman altı üstü karahindiba.Sonra onu ayakları altında eziyorlar.Kulaklarıda iyi duymadığı için karahindibanın yardım çığlığını duymuyorlar.
Biz Hayalistanlılar, bu bitkicikler hem bizim hemde bütün bir parçası olduğunda onları hayatta tutmak ve korumak için
elimizden gelen her şeyi yapardık.
Fakat insanlar çoğu zaman çok sert ve soğuk bir kabuğun altına saklanıyorlar ve genelde kendi duygularının farkında olmuyorlar. Biz Hayalistanlılar için etrafımızda ki her şeyin duygularımız üzerinde etkisi olması gayet doğalken, burada Dünya'da bu doğallık tüm bu gürültü, pis koku ve telaş nedeniyle unutulmuşa benziyor. Burada bir şeyin ne olduğu değil, gelecekte o şeyin ne olacağı önemseniyor. Fakat, şu anda önemsemedikleri şeylerin, gelecekte de hiç bir şey olmayacağını gözden kaçırıyorlar."