I have an İdea.!

I have an İdea.!
@Iamnothingg
FREUD
Sosyalleşme sanılan eylemler genellikle insanın yalnızlığıyla yüzleşmekten kaçması durumlarıdır. Kalıbının dışına çıkamayan insan, kendisini fark ettirmek için rahatsız eden bilinciyle ve ruhuyla karşılaşma zahmetine girmemek için kendinden kaçar ve Kalabalıklara sığınır. Kaçakların kaçaklarla kurduğu bu ağ, oldukça yüzeyel ve sığdır. Birbirinin kopyası olan kelimeler farklı dillerde farklı sanılan kulaklarda aynı tınıyla döner durur.
“Old habits don’t open new doors.”
Düşündüklerim bana yük olamazlardı ama bazen etrafımdakilerin düşündüğümü sandığı düşünceleri onlara yük oluyordu. Bazıları bendeki eksikleri tamamlamaya çalışıyordu, yardım eli uzattığını sanarak… muhtaç bendim, muhtaç gibi hissetmezken… muhtaç olduğumu sanan kendi yansımasını izliyordu, acıması yada yardım edilmesi gerekenin ben olduğumu düşünerek…
Bugün izlediğim bir videoda bir adam, “hayat balık tutmaya benzer, tutacağını bilmezsin. Ne tutacağını da bilmezsin. Tutacak mısın onu da bilmezsin. Bazı seferler dolu dönersin, bazı seferler boş, bazı seferler kendinden verir de dönersin… Ama neredeyse hiçbir zaman balığa çıkmaktan vazgeçmeyeceksin” diyordu. Haklıydı aslında. Ya peki bir büyük perspektiften daha bakılırsa ve tüm süreci izleyici olarak görürsek… Tutmanın heyecanı, mutluluğu yada tutamamanın hayal kırıklığı, üzüntüsü ne olur? Rutini fark ettiğinde rutinden vazgeçmezsin eyvallah, ama geri dönebilir misin?
Bahar yine gelirdi elbet, yine yükselirdi güneş, ama karanlıkta kalmış bazı bedenler artık ısınamazdı…