Bugün izlediğim bir videoda bir adam, “hayat balık tutmaya benzer, tutacağını bilmezsin. Ne tutacağını da bilmezsin. Tutacak mısın onu da bilmezsin. Bazı seferler dolu dönersin, bazı seferler boş, bazı seferler kendinden verir de dönersin… Ama neredeyse hiçbir zaman balığa çıkmaktan vazgeçmeyeceksin” diyordu. Haklıydı aslında. Ya peki bir büyük perspektiften daha bakılırsa ve tüm süreci izleyici olarak görürsek… Tutmanın heyecanı, mutluluğu yada tutamamanın hayal kırıklığı, üzüntüsü ne olur? Rutini fark ettiğinde rutinden vazgeçmezsin eyvallah, ama geri dönebilir misin?