ibrahim G.

Bir Ayet: Allah'a iman edip O'na sımsıkı sarılanlara gelince, Allah onları, kendinden bir rahmet ve lütuf içine daldıracak ve onları kendine ulaştıran dosdoğru bir yola iletecektir. (Nisâ, 4/175) T.C. Cumhurbaşkanlığı Diyanet İşleri Başkanlığı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
08.03.2025 Cumartesi Diyanet Takvimi Millî Mücadele’nin Kadın Kahramanları Melekler şöyle demişti: Ey Meryem! Allah seni seçti, seni tertemiz kıldı ve seni bütün dünyadaki kadınlara üstün eyledi. (Âl-i İmrân, 3/42) #Müslüman Anadolu kadınının #Millimücadele’deki azmi ve fedakârlığı, belki de dünyada emsali görülmemiş, yazılmamış bir kadın destanıdır. Cephede elinde silahla savaşanlardan cephe gerisinde ordusuna lojistik destek verenlere, miting meydanlarında kalabalıkları Millî Mücadele’ye ikna edenlerden teşkilatlanarak dernek kuranlara, Türk kadınları, kurtuluş destanımızda büyük işler yapmıştır. Erlerini cepheye gönderen, zor ve sıkıntılı zamanlara katlanan, yeri geldiğinde ızdırap çeken, yeri geldiğinde hatip olup meydanları inleten ve yeri geldiğinde canını feda eden Müslüman Anadolu kadını... Kimi söylesek diğeri aklımızda, gönlümüzde kalır. Hepsi de bugün üzerinde gezindiğimiz topraklar için canlarını, mallarını, hayallerini feda ettiler. Gördesli Makbule, Ayşe Hanım, Antepli Yirik Fatma, Tayyar Rahmiye, Hatice Hatun, Nazife Kadın, Tarsuslu Kara Fatma, Şükûfe Nihal, Binbaşı Emire Ayşe, Ayşe Çavuş, Kılavuz Hatice, Nezahat Onbaşı ve nice saygıya ve hürmete layık Anadolu kadını… #diyanettakvimi
TDV İslâm Ansiklopedisi'nde ara... HANZALE b. EBÛ ÂMİR حنظلة بن أبي عامر Hanzale b. Ebî Âmir Amr b. Sayfî el-Ensârî el-Evsî (ö. 3/625) Gasîlü’l-melâike lakabıyla tanınan sahâbî. İlişkili Maddeler Eşi CEMÎLE bint ÜBEY b. SELÛL Kadın sahâbî. Oğlu ABDULLAH b. HANZALE Yezîd b. Muâviye’ye karşı Medine halkının biat ettiği sahâbî. Müellif: KAMİL ÇAKIN Câhiliye devrinde Râhib diye bilinen babası Amr (Abdüamr), önceleri Hanîf dinine mensupken daha sonra azılı bir İslâm düşmanı olmuştu. Hanzale’nin Hz. Peygamber’in Medine’ye hicretinden sonra müslüman olduğu tahmin edilmektedir. Uhud Gazvesi’nden bir gün önce Übey b. Selûl’ün müslüman olan kızı Cemîle ile evlendi. Resûl-i Ekrem’in Mekkeli müşriklerle savaşmak için Uhud’a gittiğini duyunca boy abdesti almaya fırsat bulamadan İslâm ordusuna katıldı. Savaşta müşrik ordusunun kumandanı Ebû Süfyân ile karşılaştı ve onu atından yere düşürdü. Ebû Süfyân’ın yardım istemesi üzerine İbn Şeûb diye bilinen Şeddâd b. Esved Hanzale’yi mızrağı ile şehid etti. Bazı kaynaklarda (meselâ bk. İbn Abdülber, I, 381) Hanzale’nin bizzat Ebû Süfyân tarafından öldürüldüğü kaydedilmekteyse de birinci görüş ağırlık kazanmaktadır. Uhud Savaşı’nı Bedir’in intikamını almak için gerçekleştiren Ebû Süfyân, Hanzale’nin öldürülmesini Bedir’de öldürülen oğlu Hanzale’ye karşılık olarak kabul etti. Müşrikler intikam duygusu ile şehidlerin organlarını kesmeye başlayınca müşrik ordusunu destekleyen Ebû Âmir er-Râhib oğlu Hanzale’nin cesedine eziyet edilmesine engel oldu. Hanzale’nin naaşını meleklerin yıkadığını Hz. Peygamber’den öğrenen müslümanlar, ona boy abdesti alamadan şehid düştüğü için “gasîlü’l-melâike” (meleklerin yıkadığı kimse) lakabını verdiler. Yezîd b. Muâviye’ye karşı Medine halkının biat ettiği Abdullah, Hanzale’nin Cemîle’den olma oğludur. Bazı
TEKÂSÜR SÛRESİ TEFSİRİ ثمَُّ لَتُسْئَلُنَّ يَوْمَئِذٍ عَنِ النعَِّيمِ. “Sonra da o gün, (size verilen) nimetlerden elbette sorulacaksınız.” Âyette geçen “naîm” kelimesi bol nimet demektir. Sözlükte bolluk ve refah içinde olmak, maddî ve manevî imkânlara sahip bulunmak gibi manalara gelen “nimet” ise, insanın refaha kavuşup huzur bulduğu ve nefsin hoşlandığı hal diye tarif edilmiştir. Kur’an-ı Kerim, insana ulaşan her şeyin Allah’ın bir nimeti olduğunu ve bu nimetleri saymanın mümkün olmadığını bildirmiştir. (1) Ancak âlimler, nimet olarak değerlendirilen şeyleri dünyevî ve uhrevî diye iki kategoride incelemişlerdir. A- DÜNYEVÎ NİMETLER: Dünya hayatında ihtiyaç duyulan nimetlerdir. Bunlar da kendi aralarında kısımlara ayrılırlar. 1-Vehbî Nimetler: Hiçbir emek ve gayret sarf edilmeden Allah tarafından bahşedilen nimetlerdir. Bunlar da maddî ve manevî olmak üzere iki çeşittir. a) Maddî (cismanî) Nimetler: Dünyada varlığın devamı için ihtiyaç duyulan her şeyi kapsar. Hayat, sağlık, vücut ve vücudun âzâları, bu âzâlardaki sinir sistemleri, adaleler, sindirim organları, kan dolaşımı, maddi güç ve kuvvet, hareket kabiliyeti, geçim vasıtaları ve kâinattaki su, bitkiler, hayvanlar, ekin ve meyveler, eşler, oğullar ve torunlar, giyecekler, dağlar, ırmaklar, yollar gece ve gündüz, gemilerin denizde yüzmesi ve âlemin düzenli bir şekilde devam etmesi, insanların dünya hayatında karşılaştığı sıkıntıların Allah tarafından giderilmesi, dua ve taleplerine icabet etmesi ve insanlara yaşama sevinci vermesi gibi şeylerdir. Şu âyetlerde bunların bir kısmına temas edilmiştir. (2) Peygamberimiz (s.a.v.) de dünya hayatının nimetlerini özetleyerek şöyle buyurmuşlardır. مَنْ اصَْبَحَ مِنِكمُْ آمِناً فِى سِرْبِهِ مُعَافًى فِى جَسَدِهِ، عِنْدَهُ قوُتُ يوَْمِهِ، فَكَأنَمََّا